Orijinal Adı: Too Much Happiness
Türkçe Adı: Bazı Kadınlar
Yazar: Alice Munro (Kanada)
Sayfa Sayısı: 358
Yayınevi: Can Yayınları (2013)
Türü: Öykü, kurgu
Değerlendirmem: %58 - Eh işte
Ben bu kitabı okurken...: ... aradığımı bulamadım.
NEDEN BU KİTAP?
Twitterda aktif bir kitap okuma grubu olan Kitap Kardeşliği instagram üzerinde "kitap serüveni" diye bir etkinlik başlatmıştı. 4-5 kişiden oluşan gruplar oluşturuldu. Her gruptaki ilk kişi seçtiği bir kitabı listedeki 2. kişiye, o da okuyup yorumlarını ekleyip 3. kişiye gönderiyordu. Ben 5 kişilik bir gruptaki son kişiydim. Bazı Kadınlar da bu vesileyle elime geçti. Kütüphaneden veya sahaftan alınmış bir kitabı okumak gibiydi bu kitabı okumak. Kitabın sayfalarında benden önceki dört okuyucunun izlerini görmek çok keyifli oldu. Bu etkinlik (pek çok diğer kitap okuma etkinliği gibi) Kış Okuma Şenliği Şenliği ile çakışınca "Nobel Edebiyat Ödülü kazanmış bir yazardan bir kitap" kategorisinde Heinrich Böll'den Babasız Evler yerine bu kitabı okumaya karar verdim.
KONUSU:
Bazı Kadınlar kendilerine dayatılan davranış kalıplarını, yerleşik düzenleri, koşullanmaları reddeden bazı kadınlar hakkında 10 öyküden oluşan bir kitap.
DEĞERLENDİRMEM:
Alice Munro'dan mutlaka bir kitap okumak istiyordum ama evde okunmamış onlarca kitabım olduğundan "Bir şekilde denk gelirse okurum" diyerek okumayı kitaplarından birini almayı ertelemiştim. Kitap Serüveni ile Okuma Şenliği etkinlikleri kesişince ve kitabı pat diye kucağımda bulunca okumam için bir fırsat doğmuş oldu.
Oldukça hevesli bir şekilde başladım kitaba. İlk iki öykü fena değildi. Sonraki bir iki tane de o kadar farklı değildi ama bir şeyler hep eksikti. Romanlar sıkıcı değildi ama akıcı da değildi. Çok durağandı. Kitap 2009 Man Booker Uluslararası Ödülü'nü kazanmış, yazar 2013 yılında Nobel Edebiyat Ödülü almış ama olmadı mı olmuyor işte. Her ne kadar kitabın arka kapağında yazdığı gibi "yazarın öykü karakterlerini çizerken onların okura hoş görünmeleri, kendilerini okura beğendirmeleri için özel bir çaba göstermemesi ve olayları en tarafsız bir biçimde aktarması" görüşüne katılsam da Alice Munro da Nobel ödüllü bir diğer yazar olan Miguel Ángel Asturias gibi pek anlaşamadığım bir yazar oldu benim için. Öykülerin hiçbiri kötü değildi ama "Çocuk Oyunu" isimli öykü dışındaki hiçbirini sevemedim ben. Beklentim mi çok yüksekti bilemiyorum ama uzun yıllar Alice Munro'dan başka bir şey okumam herhalde.
Bu kitabı Kitap Ağacı'nın Şubat ayı kitaplarından biri olan Sabahattin Ali'nin Sırça Köşk isimli öykü kitabıyla birlikte okudum. Sabahattin Ali'nin çok daha kısa ama daha derin anlamlarla yüklü öykülerinin yanında Alice Munro öyküleri olmadı. Sabahattin Ali Nobel ödüllü bir yazar değil ama öykücülükte, edebi başarıda Alice Munro ile kıyaslanamayacak kadar usta sanki. Tabii Munro'dan tek bir kitap okuyup bunu söylemek çok iddialı ama bence öyle.
Feb 16, 2014
Bazı Kadınlar / Alice Munro
Etiketler:
2014 Kitapları
,
Can Yayınları
,
Eh İşte Kitaplar
,
Kanada
,
Nobel Ödüllü Yazarlar
,
Okuma Şenliği
,
Öykü
Nov 23, 2013
Han el Halili | Necip Mahfuz
Orijinal Adı: خان الخليليTürkçe Adı: Han el Halili
Yazar: Necip Mahfuz (Mısır)
Sayfa Sayısı: 256
Yayınevi: Hit Kitap (2011)
Türü: Kurgu
Değerlendirmem: %87 - Mükemmel
Ben bu kitabı okurken...: ... güzel İzmirimdeydim.
NEDEN BU KİTAP?
Yazarın bundan önce okuduğum iki romanını da (Aşk Zamanı ile Hırsız ve Köpekler) severek okumuştum. Bunun üzerine de bu kitabı almıştım ama epeydir bekliyordu bende. Kısmet bu zamanaymış.
KONUSU (ARKA KAPAKTAN):
İkinci Dünya Savaşı sırasında zaman zaman Alman uçaklarının bombaladığı Kahire'de daha güvenli bir semt olarak gördükleri Han el Halili'ye taşman Akif ailesinin iki oğlu vardır: Ahmet ve Rüşdi. Kardeşi Rüşdi için yaptığı fedakârlıklarla hayatını harcadığına, müthiş yeteneklerinin keşfedilemediğine inanan Ahmet, Bayındırlık Bakanlığı'nda küçük bir memurdur ama aslında çok daha önemli mevkilere, makamlara layık olduğuna emindir. Kardeşi Rüşdi ise gerçekten de kendisine hem babalık hem ağabeylik yapan Ahmet sayesinde üniversite okumuş, Mısır Bankası'nda çalışan bir gençtir. Ağabeyi ne kadar beceriksiz, ürkek, korkak ve asosyal ise Rüşdi de o kadar becerikli, girişken, cesur ve sosyal biridir.
DEĞERLENDİRMEM:
Han el Halili okuduğum diğer iki eserine de hayran kaldığım Necip Mahfuz'un küçük insanların üzerinden büyük insanları anlatma konusunda ne kadar usta bir yazar olduğunu bana bir kere daha gösteren bir roman oldu. "Firavunlar döneminin eski Nil Deltası'ndan bugünkü Kahire'nin arka sokaklarına kadar çok çeşitli ortamlarda insana özgü değerleri ortaya koyması" nedeniyle 1988 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan yazarın bu ödülü ne kadar hak ederek kazandığının bir başka kanıtıydı bu kitap.
Aslında iki kardeşin İkinci Dünya Savaşı sırasında Mısır'da geçen günlük hayatlarından ibaretti olaylar. Günlük ve rutin sayılabilecek ("herhangi" kategorisine koyabileceğiniz) insan ilişkileri üzerine bir romandı Han el Halili. Ancak, öylesine yalın ve içten bir anlatım vardı ki Mısır'da hissettim ben de kendimi bazı kısımlarda.
Konusu, karakterleri bir başkasına anlattığınızda çok sıradan çağrışımı yapacak olayların kitabı bitirdiğimde ben de bıraktığı keyif yine bambaşkaydı. Yazarın diğer kitaplarını da okumayı hedefliyorum yani. Bundan sonra okuyacağım kitabı da aylar önce Kitaplarla Beslenmek blogunda okuduğum yorum nedeniyle Cebelavi Sokağı'nın Çocukları.
Etiketler:
2013 Kitapları
,
Hit Kitap
,
Kurgu
,
Mısır
,
Mükemmel Kitaplar
,
Nobel Ödüllü Yazarlar
,
World War II
Oct 20, 2013
Ressamın El Kitabı | José Saramago
Orijinal Adı: Manual de Pintura e CaligrafiaTürkçe Adı: Ressamın El Kitabı
Yazar: José Saramago (Portekiz)
Sayfa Sayısı: 275
Yayınevi: Can Yayınları (2002)
Türü: Kurgu
Değerlendirmem: %72 - Çok iyi
Ben bu kitabı okurken...: ... iş yoğunluğum yine tavan yapmıştı.
NEDEN BU KİTAP?
Buraya tıklayın lütfen.
KONUSU (ARKA KAPAKTAN):
Siparişle çalışan, yeteneksiz ressam H., bir işletmenin yöneticisi olan S.'nin portresini yapma görevini üstlenir. H., yeteneksizliğinin bilincindedir, üstelik tablolarının ve yaşamının sıradanlığından da acı duymaktadır. Aldığı işi bitirmeye çalışırken, yaşamını ve sanatının amacını sorgulama ihtiyacı duyar. Bu amaçla atölyesinde gizlice S.'nin ikinci bir portresini yapmaya, buna koşut olarak da 'günlük' tutmaya başlar. Ülke siyasal çalkantılarla alt üst olurken H., kendi küçük dünyasında kendi sıkıntılarını yaşamaktadır.
DEĞERLENDİRMEM:
1998 yılının Nobel Edebiyat ödülü sahibi José Saramago benim en sevdiğim yazarlardandır. Yazar Ayları'nda Saramago okunmasına karar verildiğinde kendimce çok mutlu olmuş ve küçük bir kutlama yapmıştım kendi kendime. Ressamın El Kitabı yazarın 1977 yılında yayınlanan romanı. Bendeki kopyasını ise biz taaa 2002 yılında almışız ama okumak 2013'e kısmet oldu. Nedenini sormayın, ben de bilmiyorum.
Ressamın El Kitabı konu olarak yazarın diğer okuduğum kitapları (Körlük, Yitik Adanın Öyküsü, Filin Yolculuğu) ile kıyasladığımda benim açımdan takip etmesi zor bir konuya sahipti. Anlatım tarzı olarak okuduğum diğer kitaplardan bir farkı yoktu ama paragrafsız sayfalarda arada kaybolup başa dönmem gerekti. Bu dönüşlerim sonrasında yaşadığım aydınlanmalar da sonuçta romanı sevmeme neden oldu.
Ressamın El Kitabı Saramago'nun ilk romanıymış. (Bunu öğrenmemi takiben 8 Kasım'da başlayacak Okuma Şenliği için aklıma bir kategori geldiğini de belirtmeden geçemeyeceğim :) Yazarın benim okuduğum diğer romanlarında ustalık seviyesine çıkan yazım tekniklerinin bu romanda çıraklık eseri olduğu düşünüldüğünde şaşırmamak elde değil. Saramago bu romanında da tam bir usta çünkü. Romanın ilk yarısındaki nispeten düşük tempo ikinci yarıda gayet güzel bir ritm kazanıyor ve kitap güzel bir finalle bitiyor. Yine de Saramago'nun yazım tarzına yabancı pek çok okuyucu için bu romanın biraz ağır kaçabileceğini düşünüyorum. Sözün özü, Ressamın El Kitabı okunulası bir roman ama ilk defa Saramago okuyacaklar için pek de uygun olmayan bir roman.
Etiketler:
2013 Kitapları
,
Can Yayınları
,
Çok İyi Kitaplar
,
Kurgu
,
Nobel Ödüllü Yazarlar
,
Portekiz
,
Yazar Ayları
Jan 21, 2013
Hırsız ve Köpekler
Orijinal Adı: اللص والكلابTürkçe Adı: Hırsız ve Köpekler
Yazar: Necib Mahfuz
Çevirmen: Avi Pardo
Sayfa Sayısı: 113
Yayınevi: Turkuvaz Kitap
Değerlendirmem: %83 - Mükemmel
Ben bu kitabı okurken...: ... ev sahipliğini yaptığım Yazar Ayları etkinliğine katılan 8 kişi arasında ayın yazarının kitabını son okuyan olduğumdan stres oldum valla :)
NEDEN BU KİTAP?
Asabim ve ben öyle istedik de ondan :)
KONUSU:
Etrafındaki "can" dediği insanların ihanetine uğrayıp hapse düşen Said Mahran'ın hapisten çıktığı gün aklındaki tek fikir onu hapse düşürenlerden intikam almaktır. Bu kısa roman da Said'in hem kendi kendisiyle, hem de hapisten önceki hayatına ait her bir detayla ayrı ayrı hesaplaşmasının romanı.
DEĞERLENDİRMEM:
Aslında bu romanın çok basit ve düz bir konusu var. Zaten kısacık da bir roman. Hani öyle karakter gelişimlerine ayrılan uzun uzun paragraflar, olayların geçtiği zaman ve mekan hakkında uzun uzun betimlemeler yok ama öylesine derin bir roman ki. Büyük yazar olmak da böyle bir durum işte: Vermek istediğiniz sosyal mesajları böylesine duru bir yalınlıkla, okuyucuya yarattığınız ana karakteri böylesine bir samimiyetle aktarabilmek. (Bu arada Avi Pardo'nun çevirisinin de hakkını vermek lazım). Necib Mahfuz'un ikinci kitabında da aynı memnuniyeti yaşadıktan sonra içim öyle huzurlu ki. Çünkü halen okumadığım Kahire Üçlemesi var. Kitaplığımda bekleyen Han el Halili var. Yazar Ayları'nda iyi ki seçmişiz Necib Mahfuz'u.
Etiketler:
2013 Kitapları
,
Mısır
,
Nobel Ödüllü Yazarlar
,
Turkuvaz Kitap
,
Yazar Ayları
Dec 14, 2012
Necib Mahfuz Kimdir?
Öncelikle neden böyle bir yayın hazırladığımı açıklayayım. Bu ay Haruki Murakami okuyoruz biliyorsunuz (Katılmak için geç kalmadınız bu arada). Ocak ayında hangi yazarı okuyacağımızı da oylamadık aslında ama Kitaplarım ve Ben blogu ile birkaç ay önceden Necib Mahfuz'un bir (derken sonradan iki oldu) kitabını eş zamanlı okumayı planlamıştık. Bugün yarın derken okuyamadık bir türlü. Sonra ben Yazar Ayları etkinliğini devraldım. Aralık ayı logosunu eşime hazırlatırken Ocak'ta da Necib Mahfuz mu okusak diye içimden geçirdim ama kimseye bir şey demedim. Asabicim ile kalplerimiz karşılıklıymıış. Acemi Blogger da bize katılınca voltranı oluşturduk. Sözün özü Ocak 2013'te Yazar Ayları etkinliğimizde Necib Mahfuz kitapları okuyacağız.
Peki Kimdir Bu Necib Mahfuz?
Peki Kimdir Bu Necib Mahfuz?- 1988 Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmış Mısırlı yazardır.
- Hayatının büyük kısmını Kahire'de geçirmiş ve Nobel'i almak için bile ülkesinden ayrılmamıştır.
- Kitaplarım ve Ben ile benim Aşk Zamanı adlı kitabını okuduğumuz ve bu kitabı takiben diğer kitaplarını merak ettiğimiz yazardır.
- Mısır'ın Balzac'ı olarak bilinen yazardır.
- Eserlerinde yirminci yüzyıl boyunca Mısır'ın yaşadığı gelişmeleri ele almıştır.
- En detaylı kitap listesine idefix'ten ulaştığım yazardır.
- Hepinizi Ocak ayında bir kitabını okumaya davet ettiğim yazardır.
Bu yayını Aralık ortasında yapmak istedim. Belki elinizde okunacak Necib Mahfuz kitabı vardır ve etkinliğimize katılmak istersiniz diye. Belki bu ara kitap alacaksınızdır, bir tane de Necib Mahfuz kitabı alıp bize katılırsınız. Belki de ne Necib Mahfuz ne de etkinliğe katılmak aklınızda yoktur ama şimdi merak etmişsinizdir ve bize katılırsınız.
Benden söylemesi :) Herkese iyi hafta sonları...
Etiketler:
Mısır
,
Nobel Ödüllü Yazarlar
,
Yazar Ayları
,
Yazarlar
Nov 17, 2012
Benim Hüzünlü Orospularım
Orijinal Adı: Memoria de Mis Putas TristesTürkçe Adı: Benim Hüzünlü Orospularım
Yazar: Gabriel García Márquez
Çevirmen: İnci Kut
Sayfa Sayısı: 95
Değerlendirmem: 3/5
Ben bu kitabı okurken...: ... etraftaki saman beyinliler kitabın adına bakıp ayıpladılar beni.
NEDEN BU KİTAP?
2011 yılında 2012'de okuyacaklarımı planlarken bir tane Márquez kitabı okumaya karar vermiştim. Sene bitmeden de planımı gerçekleştirebildim (Aynı şekilde bir tane de Mario Vargos Llosa okuma planım vardı ama gerçekleştirebileceğimden emin değilim).
KONUSU:
Kitap, hayatı boyunca (kayıtlarını da tutmak suretiyle) para karşılığı sevişmiş ve evlenmemiş 90 yaşında bir adamın son doğumgününde yaşadıkları hakkında. Bu öyle bir adam ki gerçek aşkı 90 yaşına kadar hiç tatmamış ama listesine göre 500'den fazla kadınla sevişmiş ve genelevler mahallesinde iki kere "yılın müşterisi" unvanını almış bir adam.
90. doğumgününde kendisine bir hediye vermek istiyor ve zamanında sık sık gittiği genelev patroniçesinden kendisine genç bir bakire ayarlamasını istiyor. Patroniçe eski, iyi müşterisini kırmamak adına 14 yaşında, okuma yazması olmayan, fabrika işçisi bir bakire ayarlıyor. Önlem olsun diye de kıza uyutucu ilaç veriyor. Yaşlı adamın zaten sevişecek gücü yok ama kıza bakıp öperken hayatında o vakte kadar hiç tatmadığı garip bir duyguyu/hissi/ruh halini tadıyor: Aşk...
DEĞERLENDİRMEM:
Márquez'den ilk okuduğum kitap Kolera Günlerinde Aşk'tı ve çok beğenmiştim. Bu kitabı da çok beğeneceğimi düşünerek okumaya başladım ama çok kısa olduğundan beğenememe ihtimali de kafamın bir köşesinde duruyordu. Korktuğum başıma geldi. Konusuna, yazarın farklı üslubuna, çevirinin başarısına rağmen romanın kısalığı beni çok rahatsız etti. Olaylar daha uzun uzun betimlenip, yaşlı adamın hayatının derinliklerine dalmak isterken kitap bir anda bitiverdi. Kitaba 5 üzerinden 3 yıldız vermemin birinci nedeni budur. İkinci nedeni ise kitaptan değil, kendimden kaynaklı aslında. Bu kitabın tadı tek seferde okuyup bitirince çıkar bence. Ben üç oturuşta bitirdim. Ustaya saygısızlık ettiğim gibi, verdiğim notu da aşağı çekti bu parçalanmış okuma tarzım.
Aslında bu kitap çok özel. Márquez'in 76 yaşında yayınladığı son romanı. Sadece iki kitabını okuduğum ve kalan kitaplarını da severek okuyacağımı bildiğim, 1982 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmış bu ustanın artık roman yayınlamayacağını bilmek gerçekten çok üzücü.Son olarak, bu kitapla ilgili yazılmış yorumları okumak üzere internette dolaşırken gördüm ki Can Yayınları'nın kitap kapağına "1982 - Nobel Edebiyat Ödülü" yazmasından kaynaklı olarak pek çok okuyucu Márquez ustanı bu kitabıyla Nobel kazandığını sanıyor. Bu vesileyle ben de buradan, bilemeyen okuyucular için, açıklama ihtiyacı duydum ki Nobel Edebiyat Ödülü bir yazarın belli bir eserine değil, yazarın kendisine edebiyata olan katkılarından dolayı verilen bir ödül.
Kıssadan hisse, bence ilk Márquez kitabınız bu olmasın ama bu kitabı okuyun ve lütfen tek oturuşta okuyabilecekseniz okuyun.
Etiketler:
2012 Kitapları
,
Can Yayınları
,
Kolombiya
,
Kurgu
,
Nobel Ödüllü Yazarlar
Oct 8, 2012
Sayın Başkan
Orijinal Adı: El Señor PresidenteTürkçe Adı: Sayın Başkan
Yazar: Miguel Ángel Asturias
Çevirmen: Zeyyat Selimoğlu
Sayfa Sayısı: 287
Değerlendirmem: 2/5
Ben bu kitabı okurken...: ... daraldım, daraldım, daraldım.
NEDEN BU KİTAP?
1967 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmış Guatemalalı yazar Miguel Ángel Asturias'ın ne adını ne sanını duymuştum Ankara'daki ilk sahaf ziyaretimi yaptığım o güne kadar. Karanfil Sokak'taki sahaf Çağlar'ın demli çayı eşliğindeki sohbetimiz sırasında tozlu rafta dikkatimi çekmişti bu kitap. Dünya edebiyatını keşfetme gayretlerim nedeniyle de aldım gitti.
KONUSU:
Sayın Başkan, adı bilinmeyen bir Latin Amerika ülkesinde (ki bu ülkenin Guatemala olduğunu iddia etmek yanlış olmaz) acımasız bir diktatörün kurduğu düzenin öyküsüdür. Roman diktatörün kendinden ziyade dikte ettiği yaşamın neden olduğu psikolojik ve sosyal etkileri hakkında. Bu diktatörün nasıl bir düzeni yönettiği ise kitap kapağında tüm yalınlığıyla yer almaktadır. Fazla da söze gerek yoktur.
DEĞERLENDİRMEM:
Kitapta yer alan olaylar gerçekten çok iç parçalayıcıydı ama İspanyolca isimlere çok alışık olmamamdan mı, olayların detaylarına konsantre olmaktan çekindiğimden mi yoksa Güney Amerika devrimlerine olan yabancılığımdan mı bir türlü ısınamadım bu kitaba. Kaç defa kitabı okurken başka düşüncelere daldım gittim. Sadece insanların canının diktatörce iyice acıtıldığı bölümlerde soğuk duş etkisi yarattı kitap bende. Bilim kurgu okumadım. Farklı bir ülke edebiyatından okudum ama olmadı. Hakkını veremedim sanki ben bu kitabın.
Sayın Başkan özel bir kitap aslında. Latin Amerika'da her çeşit devrimde veya devrimi çağrıştıran herhangi bir halk hareketinde doğrudan toplatılan veya yasaklanan kitapların başında geliyor senelerdir. Asturias kitabın yazımını 1933'te tamamlamış ama kitap ilk kez 1946'da Meksika'da basılmış. Zaten Asturias romanın yazımını tamamladığında Paris'te sürgündeymiş. Yıllar sonra Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmasında da kitaplarında korku öğelerini betimlerken kullandığı sürrealist yaklaşımların etkili olduğundan bahsedilmiş hep. Acaba ben bu sürrealist yaklaşımları anlamadığım için mi sevemedim kitabı? Kim bilir?
Etiketler:
2012 Kitapları
,
Cem Yayınevi
,
Guatemala
,
Nobel Ödüllü Yazarlar
,
Tarihi Kurgu
