Apr 13, 2014

Yıkanan Kadınlar | Tie Ning

Orijinal Adı: The Bathing Women
Türkçe Adı: Yıkanan Kadınlar
Yazar: Tie Ning (Çin)
Sayfa Sayısı: 397
Yayınevi: Altın Kitaplar Yayınevi
Değerlendirmem: %74 - İyi
Ben bu kitabı okurken...: ... düzgün bir okuma ritmi tutturamadım.

NEDEN BU KİTAP?
Yıkanan Kadınlar'ı Altın Kitaplar'ın web sitesinde ilk gördüğümde kitap, yazarı, ismi, kapağı ve konusuyla dikkatimi çekmişti. Özellikle de geçen sene okuduğum (ve ömrümde okuduğum en iyi kitaplar arasında yer alan) Lisa See'nin Kar Çiçeği ve Sırlar Yelpazesi'nin ardından Çinli kadınlar ile ilgili bir başka romanı yakalamak beni heyecanlandırmıştı. Bir tanecik yayınevim Altın Kitaplar da beni kırmayarak okuyup yorumlamam için gönderdi hemen kitabı bana.

KONUSU:
İki nesilden, dört Çinli kadının Çin'in değişen yaşam koşullarından, kendi aile hayatlarında karşılaştıkları sorunlara, birbirleriyle olan ilişkilerinden, erkeklerle yaşadıkları tecrübelere gibi konulardan, iç içe geçmiş olaylar örgüsünden oluşan bir değişik hikaye.

DEĞERLENDİRMEM:
Kar Çiçeği ve Sırlar Yelpazesi'nin eski, gelenekçi Çin'inden sonra modern Çin ve Çinli kadınlar hakkında bir kitap okumak oldukça tamamlayıcı oldu benim için. Bize oldukça uzak bu değişik kültürle ilgili bilgi dağarcığım ve bakış açım biraz daha zenginleşti bu kitapla. Kitapta (gerçekten de Çin'de yaşanmış bazı sosyal olaylar) yine ağzımı açık bıraktı. Aile ve insan ilişkilerinde kendi ülkemle aralarda çeşitli benzerlikler yakalasam da anlamakta güçlük çekeceğim kadar farklılıklar da vardı bu kitapta.

Kitabın kapağında 1994 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan Japon yazar Kenzaburo Oe'nin bu kitap için söylediği "Son on yılda çıkanlar arasından on edebi eser seçmem istenseydi, kesinlikle Yıkanan Kadınlar'ı aralarında sayardım" sözü yer alıyor. Oe'nin burada kast ettiği zaman dilimi 2000-2010 arası. Ben Yıkanan Kadınlar'ı beğendim ama Oe'nin etkilendiği kadar da derinden etkilenmedim yani.

İyi kötü empati kurabildim kitaptaki tüm kadın karakterlerle ama Çiao kararlarına, tercihlerine en sinir olduğum karakter oldu. Sizde de oluyor mu bazen merak ediyorum: Kitap okurken bazen karakterlerle öyle içli dışlı oluyorum ki kafama yatmayan tepkiler verdiklerinde veya davranışlar sergilediklerinde onlarla oturup tartışmak istiyorum. Yazarla değil, bizzat karakterlerle. Böyle onlara sorular sorayım, onlar cevap versin istiyorum. Yazarın kaleminden kurtulsunlar, özgür kalsınlar, kendilerini savunsunlar istiyorum. Bu kitapta da Çiao şöyle bir karşıma geçse "Arkadaşım derdin ne senin? Allahtan belanı mı istiyorsun?" diye sorasım çok geldi. İçimde kaldı valla...

May 17, 2013

Kar Çiçeği ve Sırlar Yelpazesi | Lisa See

Orijinal Adı: Snow Flower and the Secret Fan
Türkçe Adı: Kar Çiçeği ve Sırlar Yelpazesi
Yazar: Lisa See (Çin-Amerika)
Çevirmen: Ufuk Boran Kaptan
Sayfa Sayısı: 363
Yayınevi: Can Yayınları
Değerlendirmem: %93 - Harikulade Kitaplar
Ben bu kitabı okurken...: ... (şimdilik bu yıl en iyi kitabını okuyacağımı ilk 50 sayfada fark ettiğimden) yavaş yavaş, keyif ala ala okudum.

NEDEN BU KİTAP?
2011 yılının sonlarında Goodreads'te dikkatimi çekmişti bu kitap. 2012 Şubat'ında da hemen almışım kitabı. 2013'te kütüphanemde uzun zamandır bekleyen kitaplara şöyle bir bakayım dediğimde fark etmiştim sessizce okunmayı beklediğini. Bu kadar seveceğimi bilseydim...

KONUSU (ARKA KAPAKTAN):
Romanın kahramanı, 19. yüzyılda yaşayan, kocasının evine gidene kadar, ailesinin gözünde "doyurulacak bir ağız, giydirilecek bir beden" olmaktan başka bir anlam taşımayan küçük bir kız: Zambak. Ailesinin sosyal konumunu yükseltmek için varlıklı biriyle evlenebilmeli, evlenebilmek için de ayakları minik olmalı...

DEĞERLENDİRMEM:
Çin'in tarihiyle ve geleneksel değerleriyle ilgili uzaktan yakından bilgim yoktu. İşte bu nedenle bu kitaptaki her detay ayrı bir keşifti benim için. Zambak ve Kar Çiçeği'nin (romanın baş kahramanları) bolca acıyla, ara sıra mutlulukla, sert Çin geleneklerinin hükmünde zorlu hava koşullarında geçen, isyanlarla, savaşlarla beslenen ve hiç bir aşamasında kolaylaşmayan hayat hikayelerini okumak her sayfasında ayrı keyif verdi bana.

Yazarın Çin kökenleri ve romanın gerçek bir hayat öyküsünden esinlenilerek yazılmış olması kurgusunun sağlamlığını, karakterlerin derinliğini ve betimlemelerin gerçekçiliğini sağlamış. Kitabı başlarında beni derinden etkileyen "ayak bağlama" merasimini bilip bilmediklerini etrafımdakilere sorduğumda  çoğu kişinin youtube veya facebook videoları aracılığıyla biliyor olması kendimi cahil hissetmeme neden olsa ve beni çok şaşırtsa da, kendimin bilmiyor olması kitaba daha çok sarılmamı sağladı. Kitabı merak ediyorsanız ve ayak bağlamanın ne olduğunu bilmiyorsanız lütfen araştırmayın, bırakın Lisa See sizi 19. yüzyılda Çin'in ücra bir köşesine götürsün.

Seneler sonra kesinlikle tekrar okumak isteyeceğim, takipçilerimden özellikle Bahar Oztekin ve Hayal@'e tavsiye ettiğim bu güzel kitabı tarihi kurgu seviyorsanız veya bilmediğiniz bambaşka bir dünyaya uğramak istiyorsanız mutlaka okuyun. Benim hedefim ise en kısa zamanda filmini izlemek.