Jan 4, 2015

Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek | Cengiz Aytmatov

Türkçe Adı: Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek
Orijinal Adı: Пегий пес, бегущий краем моря
Yazar: Cengiz Aytmatov (Kırgızistan)
Sayfa Sayısı: 124
Yayınevi: Elips Kitap (2010)
Değerlendirmem: %95 - Harikulade
Ben bu kitabı okurken...: ... Avusturya'ya seyahat planları yordum.

NEDEN BU KİTAP?
Cengiz Aytmatov ne yazsa okurum da ondan. Dev eseri "Gün Olur Asra Bedel"in yarısına gelmemiştim Aytamtov'un külliyatını okumaya karar verdiğimde. Elips Kitap'tan çıkmış tüm kitaplarını da aldık Bahar ile birlikte 2013'te. Yavaş yavaş okuyorum.

KONUSU:
Bu kitap içinde "Yıldırım Sesli Manasçı" ve "Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek" isimli iki öykünün yer aldığı kısacık bir kitap.

DEĞERLENDİRMEM:
Yazar Cengiz Aytmatov olunca ben aslında çok taraflı bir yorumcuyum. Her kitabına "kesin bu kitabı da çok seveceğim" diye başlıyorum. Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek, Gün Olur Asra Bedel, Beyaz Gemi ve Cemile'nin ardından yazardan okuduğum dördüncü kitap olacaktı başlarken. Bitirdiğimde ise Gün Olur Asra Bedel'in ardından en sevdiğim ikinci Aytmatov kitabı oldu.

Kitapta iki öykü var. Kitaba ismini de veren ikinci öykü beni daha çok etkileyeni. 98 sayfalık bir uzun öykü değil de upuzun bir roman okumuş gibi hissettim kendimi bu ikinci öyküyü bitirdiğimde. Denizin ortasında çekilen susuzluk bu kadar mı güzel tariflenir? İnsan "Aytmatov böyle bir olayı yaşadı da öyle yazdı bunları herhalde" diye düşünmeden edemiyor ama yok öyle bir durum tabii ki de. Unutulmayacak, dev bir yazar olmak da böyle bir ustalık gerektiriyor sanırım. Okuduğum en iyi susuzluk betimlemesini Emilé Zola'nın Germinal'inde okuduğumu düşünüyordum ama artık Cengiz Aytmatov'un da bu konuda ne kadar başarılı olduğunu yazacak kadar şanslıyım efendim.

Bu kitabı okuyunuz, okutturunuz der ve iyi pazarlar dileklerimle köşeme çekilirim.

Mar 3, 2013

Cemile

Orijinal Adı: Джамиля
Türkçe Adı: Cemile
Yazar: Cengiz Aytmatov
Sayfa Sayısı: 72
Yayınevi: Elips Yayınları
Değerlendirmem: %73 - Çok iyi
Ben bu kitabı okurken...:... 5 sefer falan ara vermek zorunda kaldım (Oysa tek oturuşta okumayı planlamıştım)

NEDEN BU KİTAP?
Nedeni biraz karmaşık. Ocak ayında Aytmatov'un Beyaz Gemi isimli romanını okuyup yorumladıktan sonra yazarın kalan tüm kitaplarını almaya karar vermiştim. Şubat ayı içinde de kitapları bir kaç internet sitesinden toparladım. Cengiz Aytmatov artık aramızda olmadığından dilimize çevrilmiş eserlerini hızlıca tüketmek istemiyordum. Ne var ki okuma listemde yer alan Georges Perec'in Yaşam Kullanma Kılavuzu'nu okuma denemelerim başarısızlıkla sonuçlanınca okuma motivasyonumu korumak adına çok sevdiğim yazarlardan bir kitap okumam gerekiyordu. Elimde bolca Aytmatov kitabı olunca da Cemile'yi seçtim.

KONUSU:
Esasen bu roman II. Dünya Savaşı sırasında kocası askerde olan Cemile'nin hayatından, beklentilerinden, umutlarından ve de en önemlisi aşktan kısa bir kesitten ibarettir.

DEĞERLENDİRMEM:
Beğeneceğimden emin olarak başladım bu kısa romana ve Aytmatov tabii ki de şaşırtmadı beni yine. Yukarıda da belirttiğim gibi beş oturuşta bitirebildim bu kısacık romanı ama Cemile'nin yanından uzaklaşmadım hiçbir seferinde. Dönemin koşullarını, Cemile'nin hayatının zorluğunu ve yalınlığını, Danyal'a olan hislerinin gelişimini ne kadar da güzel betimlemişti yazar. Bu sefer de romanın öyle bir ortasında, Cemile'nin yanı başında buldum ki kendimi aralarda, kocası ona hiç mektup yazmasın, yazılan mektuplar Cemile'ye hiç ulaşmasın, ulaşsa bile Cemile'yi umutlandırmasın istedim. İstediklerim olunca sevindim, olmayınca üzüldüm. Hal böyle olunca da çok beğendim bu Aytmatov romanını da.

Jan 20, 2013

Beyaz Gemi

Orijinal Adı: Белый пароход
Türkçe Adı: Beyaz Gemi
Yazar: Cengiz Aytmatov
Çevirmen: Güneş Bozkaya
Sayfa Sayısı: 144
Yayınevi: Elips Kitap
Değerlendirmem: %85 - Mükemmel
Ben bu kitabı okurken...: ... Nedense biraz fazla oyalandım (Tek oturuşta okusam daha da keyif alırdım herhalde).

NEDEN BU KİTAP?
Beyaz Gemi, Sevgili Kitap Bahçesi'nin bana hediye ettiği Aytmatov kitaplarından ikincisi. (İlk kitap da Gün Olur Asra Bedel idi ve 2012 yılında okuduğum en iyi kitaptı). İlk kitabı Ağustos ayında okuduktan sonra ikinci kitabı okumak için fazla bekleyemedim.

KONUSU:

Beyaz Gemi adını roman boyunca öğrenemediğimiz 8 yaşında bir çocuk kahramanın ağzından anlatılan bir roman. Bu çocuk annesi ve babası tarafından çok küçükken terk edilmiş ve dedesi Mümin tarafından yetiştirilmektedir. Beyaz Gemi ise bu isimsiz çocuğun, gemici olduğunu bildiği babasının çalıştığını hayal ettiği, uzaklardaki gölde zaman zaman beliren ve çocuğun ancak dürbünle görebildiği gerçek bir gemidir aslında.

DEĞERLENDİRMEM:
Aytmatov'un bu romanına seveceğimi bilerek başladım ve tabii ki de yazar beni yanıltmadı. Yine Kırgız efsaneleriyle süslenmiş (Bu sefer ki efsane Geyik Ana Efsanesi), yine inanılmaz yalın bir dille, soğuk Kırgız kışında Kırgız insanının verdiği hayat mücadelesi müthiş bir ustalıkla anlatılmış. Verilmek istenen toplumsal mesajlar karakterler üzerinden ve satır aralarına gömülerek yerlerini bulmuşlar.

Cengiz Aytmatov'un okunması ve okutturulması gereken bir yazar olduğu konusunda artık kafam çok net. Bu yüzden diyorum ki bu sene Yazar Ayları'nda bir ayı Cengiz Aytmatov ayı yapalım. Ben şimdiden yazarın diğer kitaplarını set olarak mı alsam acaba araştırmalarına girdim bile.

Ben bu kitabın Elips Kitap'tan çıkan 2007 baskısını okudum. Kitapçalar'ı 2005 baskısında rahatsız eden dizgi ve imla hataları benim okuduğum baskıda tek tük vardı. Son olarak set olarak almaya kalkarsam Elips Kitap'ın setini mi yoksa Ötüken Neşriyat'ın setini mi almam gerektiği konusunda kararsızım. Fikir verebilecek olanlar yorum bırakırsa çok sevinirim. (Her iki durumda da iki yayınevinin de setinde yer alan ve hali hazırda kütüphanemde olan Gün Olur Asra Bedel ve Beyaz Gemi'yi hediye edeceğimi de şimdiden duyurayım)  


Herkese bol okumalı, keyifli bir Pazar günü diliyorum.

Aug 28, 2012

Gün Olur Asra Bedel

Orijinal Adı: И дольше века длится день
Türkçe Adı: Gün Olur Asra Bedel
Yazar: Cengiz Aytmatov
Sayfa Sayısı: 400
Değerlendirmem: 5/5
Ben bu kitabı okurken...:... Kardeşim Meksikalı sevgilisiyle ülkemize teşrif ettiler :)

NEDEN BU KİTAP?
Bu kitap bana Sevgili Kitap Bahçesi'nin hediyesiydi esasen. Cengiz Aytmatov'un adını çok duymuştum ama kitap kapakları mı itici geldi, yoksa yayınevi mi dikkati mi çekmedi, hiç elim varmadı bu yazarın kitaplarına. İyi ki Kitap Bahçesi bu kitabı bana göndermiş ve iyi ki sevgili Mavi bu kitabı okunacaklar listemde en üste almamı söylemiş. Uslu durdum, söz dinledim ve 2012 yılında şimdilik okuduğum en iyi kitabı da okumuş oldum.

KONUSU:
Öncelikle söyleyeyim 400 sayfa tek bir günü anlatıyor ama nasıl bir gün? II. Dünya Savaşı'ndan sonraki dönemde, günümüzün Kazakistan'da yer alan sekiz haneli bir tren istasyonu şefliğinde çalışmakta olan Yedigey iş arkadaşlarından ve bir ömür geçirdiği dostlarından Kazangap'ın ölümü üzerine ona hak ettiği cenaze törenini yapmak üzere yola koyulur. Bu zorlu yolculukta öyle bir düşünür ki geçmişi "Gün Olur Asra Bedel".

DEĞERLENDİRMEM:
Her zaman olduğu gibi kendi yorumumu yazmaya başlamadan önce bu kitap hakkında yazılan yorumları okudum ve gördüm ki pek çok okuyucu başlarda çok sıkılmış. Oysa ben ilk sayfadan Yedigey'in yanındaydım sanki. O uzun bir günü birlikte geçirdik. Hatta ben bir ara öyle kaptırmışım ki kendimi Yedigey'in devesinin kokusunu bile aldım bir noktada. Zaten bir kitabın bende bıraktığı etki bahsi geçen herhangi bir şeyin kokusunu almama neden oluyorsa dört dörtlük kitap oluyor o benim için.

Kitabın konusu beni doğrudan içine çektiği gibi dozunda bırakılmış bilim kurgu öğeleri (Gözünüz korkmasın hemen bilim kurgu kitabı değil bu kitap), mankurtlar, develer, kışın ayazı, dondurucu soğuklar, o tren istasyonunda yaşayan insanların yaşam koşulları, bölgenin efsaneleşmiş hikayeleri, siyasi gelişmelerin karakterlere işleniş şekli ve okuyucuya aktarılışı bu kitabın herkes tarafından okunması gerektiğini düşünmeme neden olmuştur. Buradan blogumun okuyucularına duyurulur.

Bize bu güzel eseri bıraktığı için 2008'de aramızdan ayrılan Cengiz Aytmatov'u anmadan geçemeyeceğim. Sırada aynı yazardan Beyaz Gemi var.

Sözün özü, bu kitabı okuyun, okutturun!