Feb 10, 2013

Söğütlükte Rüzgar

Orijinal Adı: The Wind in the Willows
Türkçe Adı: Söğütlükte Rüzgar
Yazar: Kenneth Grahame
Çevirmen: Cenk Pamay
Sayfa Sayısı: 208
Yayınevi: İş Bankası Yayınları
Değerlendirmem: %85 - Mükemmel
Ben bu kitabı okurken...: ... Çocuk kitabı okuduğumu fark edenler bana tuhaf tuhaf baktı.

NEDEN BU KİTAP?
İş Bankası Yayınları'ndan çıkan bu sadece 3 TL'lik kitapların bazılarını almıştım geçen sene. Aldıklarım arasında okumadığım son kitap da Söğütlükte Rüzgar'dı. Baktım çocuklar sömestr tatilinde. Ben de yılın bu zamanında okuyayım dedim kütüphanemde uzun zamandan beri bekleyen bu kitabı.

KONUSU:
Cömert ama bir o kadar da burnu havada kara kurbağasının başı bu sefer fena halde derttedir. Her ne kadar ona çok sinirlenseler de Nehir Kenarı sakinleri kara kurbağasını yanlız bırakmazlar. Yardımsever porsuk, duygusal köstebek ve çok bilmiş su sıçanı kara kurbağasını yaptığı yanlışlardan kurtarmak için ellerinden geleni yapacaktır.

DEĞERLENDİRMEM:
Söğütlükte Rüzgar bir çocuk kitabı. Son dönemde okuduğum çocuk kitapları arasında da en sevdiklerimden biri oldu. İngiliz çocuk edebiyatının klasiklerinden kabul edilen bu kitap ilk kez 1908'de yayınlandı. İş Çocuk Kütüphanesi'nden çıkan benim okuduğum kitap da kitabın kısaltılmamış çevirisi. Zaten bu seriden çıkan çocuk kitaplarını sevmemin en önemli nedeni de serideki tüm kitapların orijinal dilden ve kısaltılmamış olarak dilimize çevrilmiş olması.

Çocuk kitabı olunca kurgunun derinliği veya karakter   analizi gibi konulara girmeyeceğim. 11-12 yaş civarı çocukların rahat okuyacağını düşünüyorum. Daha küçükler için biraz fazla uzun. Hem 200 sayfadan uzun, hem de hiç resim yok. Kısaca canınız fabl çektiyse eğlenceli bir kitap :)

Nov 9, 2012

Nötralizör

Kitabın Adı: Nötralizör
Yazar: Dost Körpe
Sayfa Sayısı: 128
Değerlendirmem: 3/5
Ben bu kitabı okurken...: ... genelde ev ve iş arasında seyir halindeydim.

NEDEN BU KİTAP?
İsmine bilim kurgu (özellikle Frank Herbert ve Philip K. Dick romanları) çevirilerinden aşina olduğum bir ismin kendi kitabının olduğunu tesadüfen görünce hemen almıştım bu kitabı. Sonra da unuttum okumayı. Ne zaman ki Margaret Atwood ustanın Antilop ve Flurya'sını okudum, dimağım tazelendi ve 2012 bitmeden okunacaklar listeme aldım Nötralizör'ü.

KONUSU:
Nötralizör, Mars’ın insan yerleşimine açılmasından 106 Mars yılı sonrasında Türk kökenli I Khan Shun Lee’nin kubbeli bir şehirde Nötralizör adlı cihazın peşinde geçirdiği maceralı bir günün kısa romanı. (Nötralizör bir maden kazısında bulunan dünya teknolojisine ait olmayan ve fonksiyonunu öğrenmek için gizli devlet projeleri tasarlanan gizemli bir aygıttır ve içine konuşan şeyi esrarengiz biçimde yok ettiği için bu ismi almıştır).

DEĞERLENDİRMEM:
Bu kısa romanda benim en çok dikkatimi çeken ve aynı zamanda rahatsız eden şey romanın baş kahramanının bir Türk olması ve bunun özellikle vurgulanmasıydı. Özellikle de bir Türk yazar tarafından yazılmış bir bilim kurgu eserinde Türklerin bulunmasına karşı değilim ama Nötralizör'ün ana karakterinin Türk olması bana tamamen gereksiz bir ayrıntı gibi geldi. Belki de Bülent Özden'in Kozmik Tayyare'sinin hemen akabinde bu kitabı okuduğum için oluştu bu sıkıntı bende ve kitaba da biraz haksızlık etmiş oldum ama elden ne gelir?

Okuması kolay, karmaşık teoriler üzerinden kurgulanmaya çalışılmamış, yalın bir distopik dünyada geçen ve tek günde okunabilecek bir tarzda yazılmış bu kitap aslında. Bilim kurgu türüne uzak duranların bile yorulmadan, sıkılmadan okuyabileceği şekilde betimlenmiş bu distopik ortam. Evrensel bilim kurgu alemini düşündüğümüzde çok yaratıcı ve eşi bulunmaz bir olay örgüsü olmasa da, Türk bilim kurgu dünyasına hoş bir katkı Nötralizör.

Jul 5, 2012

Otomatik Portakal

Kitabın Adı: Otomatik Portakal
Orijinal Adı: A Clockwork Orange
Yazar: Anthony Burgess
Sayfa Sayısı: 168
Değerlendirmem: 5/5

NEDEN BU KİTAP?
Özellikle yabancı kitapseverlerin bloglarında gezdikten sonra bu dünyada şu kitabı okumamış tek kişi olduğumu düşündüğüm için...

KONUSU:
Otomatik Portakal'da olaylar suç oranının iyice arttığı, toplumsal değerlerin yozlaştığı bir gelecekte geçiyor. Alex aşırı şiddetten zevk duyan bir sokak çetesinin lideridir. Aşırı şiddet derken adam dövmekten öldürmeye, tecavüzden hırsızlığa her şeyin aşırısını düşünün demek istiyorum.

Kitabın ilk birkaç bölümü Alex ve arkadaşlarının içkileri içip kafaları bulduktan sonra yaptığı her türlü "suç" kabul edilebilecek eylemleri nasıl gerçekleştirdiklerini anlatıyor detaylı olarak. Kitabın kalan kısmında ise bu gelecek toplumunda kontrolden çıkan suç oranlarını azaltmak isteyen hükümetin aldığı önlemleri anlatıyor. Alex işte bu önlemlerin tam ortasında yer alan karakter olarak çıkıyor tekrar karşımıza. Başına neler mi geliyor? Merak mı ettiniz? O halde, okuyun lütfen :)

YORUMUM:
Bu kitap uzun zamandır okuduğum en vahşet içerikli kitaptı. Distopya türünün mutlaka okunması gereken gerçek klasiği. İçerdiği içimin kalkmasına neden olan her türlü karaktere ve olaya rağmen benden (beklentilerim doğrultusunda) tam puan aldı. 1960'ların genç İngiliz holiganlarından esinlenerek Alex karakterini yaratan yazar Burgess romanın ilk sayfasından itibaren Alex'in yanında her yere gidiyormuşsunuz gibi sizi romanın içine çekiyor. Kitapta öyle bir dil kullanılmış ve sevgili Dost Körpe'nin çevirisi o kadar başarılı ki, kitabın bazı yerlerinde başlarda her çeşit cezayı hakkettiğini iddia edeceğiniz Alex'i anlıyor, zaman zaman ise haklı buluyorsunuz.

Otomatik Portakal hem kitabıyla, hem de severek izlediğim Stanley Kubrick ustadan çıkma filmiyle öyle bir klasik ki okunmayı, izlenmeyi fazlasıyla hak ediyor.