Aug 19, 2013

Benim İçin Öl | Amy Plum

Annem, özümde benim gerçeklerden
kaçan biri olduğumu,
hayali dünyaları gerçek
dünyalara tercih ettiğimi söylerdi. -
Kate (sf. 41)
Orijinal Adı: Die for Me (Revenants, #1)
Türkçe Adı: Benim İçin Öl (Geri Dönenler, #1)
Yazar: Amy Plum (ABD)
Çevirmen: Esra Çakıruylası
Sayfa Sayısı: 352
Yayınevi: Akılçelen Kitaplar (2012)
Türü: Genç yetişkin, fantastik, romantik
Değerlendirmem: %48 - Sıradan
Ben bu kitabı okurken...: ... Sofya'dan Nessebar'a gittik.

NEDEN BU KİTAP?
Neden olmasın? (Kapağı da güzel yani).

KONUSU (ARKA KAPAKTAN):
On altı yaşındaki Kate, Brooklyn'den, çoğu kişinin hayalini süsleyen Işıklar kenti Paris'e taşındığında, acı günlerini kitap okuyarak ve sanatla iç içe geçirerek atlatmaya çalışır. O sırada, uyur hâldeyken bile onu görebilen bir çift gözün kendisini aşkla izlediğinden habersizdir. Kate'in, bir kafede kitap okurken gördüğü ve tüm genç kızların yüreğini hoplatacağını, kendisine hiç takılmayacağını düşünerek iç geçirdiği Vincent'ın gözleridir bunlar. Ve Kate de Vincent'a gönlünü kaptırır.

Ama bu aşkın önünde gizemli ve ürkütücü bir engel vardır. Vincent normal bir insan değildir. Hayatını her gün riske atmasına neden olan korkunç bir yazgıya mahkumdur. Ayrıca onu ve tüm ırkını yok etmeye çalışan ölümsüz ve tehlikeli düşmanlara karşı koymak zorundadır.

DEĞERLENDİRMEM:
Sanırım 2013 yılında bu türde çok fazla roman okumaktan kaynaklı doyma noktasına ulaştım. 16 yaş alerjisi oluştu bende. Kitapta kullanılan fantastik öğeler de yeterince farklı ve ilgi çekici olmayınca yazar ne yapsa dikkatimi toplamamı sağlayamadı. Yine de duruma pozitif taraftan baktığımda, uzun bir kara yolculuğunda ve plajda bu kitabı okuduğum için bir çırpıda okudum kitabı. Ancak Akılçelen Kitaplar'dan çıkan bu kitap gönlümü çelemedi.

Tek günah yazarın ve kitabın değil tabii. Paris'te geçen bir başka roman olan Kaiken'in hemen üzerine yine Paris'te geçen bu romanı okumam ve Benim İçin Öl'ü okurken paralelde romantik öğelerin yoğun bir şekilde gömülü olduğu Grinin Elli Tonu'nu okumam da bu kitabın performansından çaldı sanırım.

Serinin devamını da okumakta olduğum için belirteyim ki bu seriye başlamadan önce Paris'i görenler şanslı, görmeyenler ise şanssız. Amerikalı genç yetişkin türünde yazan yeni yazarların farklılık yaratmak uğruna olayların Avrupa şehirlerinde geçtiği romanlar yazmalarını da çok zorlama buluyorum. Sözün özü, romantizme ilginiz varsa, buyrun okuyun.

Feb 26, 2013

Kağıttan Düşler

Orijinal Adı: Paper: The Dreams of a Scribe
Türkçe Adı: Kağıttan Düşler
Yazar: Bahiyyih Nakhjavani
Sayfa Sayısı: 347
Yayınevi: İnkılap Kitabevi
Değerlendirmem: %48 - Sıradan
Ben bu kitabı okurken...: ... gereğinden fazla oyalandım.

NEDEN BU KİTAP?
2013 yılında kendime koyduğum "kütüphanemdeki Ortadoğulu ve Kuzey Afrikalı yazarların kitaplarını okuma hedefim" nedeniyle.

KONUSU:

Ondokuzuncu yüzyılın ortalarında, Kuzeybatı İran'ın Máh-Kú isimli  sınır kasabasında başyapıtını yazma hevesindeki hırslı bir kâtip, eserine başlayabilmesi için ihtiyaç duyduğu mükemmel kâğıdı bulmak zorundadır.
Máh-Kú casusların ve âlimlerin, din adamlarının ve sahte doktorların, generallerin ve prenslerin, hırsızların, entrikaların, mucizelerin ve cinayetlerin kol gezdiği bir şehirdir. Burada her şey kâğıda endekslidir. Onsuz diplomasi, ticaret, sanat, hatta aşk bile imkânsızdır.

Kâtip, eski usûllerle imal edilmiş saman kâğıdı ve paçavra kâğıdının, o zamanın metodlanyla kâğıt hamurundan imal edilmiş kâğıdın peşinden, camiden saraya, hisardan pazara doğru sürükleneceği bir maceranın içindedir.

DEĞERLENDİRMEM:
İnkılap Kitabevi'nden çıkan bu kitap hemen hemen tüm internet kitap sitelerinde uzunca bir zamandır 3-5 TL arası bir fiyatla satılıyor. Ben kitabı alalı neredeyse iki sene olmuştu. Kitabı da kapağını, adını ve yazarını mütevazi bulduğum için almıştım.

Kitap çok akıcı bir dille yazılmamış ama yine de yormadan okunabiliyor. Karakterlere isim vermemek yerine Katip, Başgardiyan, Molla, Katip, Elçi, Başgardiyanın Kızı gibi isimler kullanılmış. Her bir karakter belirli bir insani niteliği simgeliyor. Kitabı her okuyan bunlara kendine göre farklı bir içerik yükleyebilir. Sanırım yazar okurun simgelere içerik yüklemelerini sağlayıp bunlara bağlı olarak her okuyucuda farklı çağrışım yaratmaya çalışmış. İşte bu durum da beni çok yordu. Belki de yoğun iş temposunda okuduğum bir kitap olduğu için kafa yormaya üşendim ve o arada da kitabı beğenmeyiverdim.

Kitabı okuduktan sonra beni en çok şaşırtan da yazarın bayan olduğunu keşfetmem oldu. Ben tüm roman boyunca - neden bilmiyorum - erkek bir yazarın kitabını okuduğumdan emindim. Hatta yazarın üniversitede öğrenciyken en sevdiğim finans derslerini veren ve yüksek lisansta da tez hocam olan şahsa benzerliği de pek hoşuma gitti.

Son olarak da Bahiyyih Nakhjavani'nin Uganda'da büyümüş, İngiltere ve ABD'de eğitimine devam etmiş İranlı bir yazar olması bana çok enteresan geldi.