Sep 25, 2013

[Blog Tur] Seraphina - Rachel Hartman | Yazarla Söyleşi


Kitap Oburları: Merhaba Rachel! Bizimle söyleşi yapmayı kabul ettiğin ve sorularımızı bu kadar hızlı yanıtladığın için teşekkürler.
Rachel Hartman: Merhaba. Kitabımın Türkçeye çevrileceğini öğrendiğim gün duyduğum heyecanı benimle söyleşi yapmak istediğinizi görünce bir kere daha yaşadım. Esas ben teşekkür ederim.

Kitap Oburları: Hemen başlayalım o halde. Neden konu olarak ejderhaları ve tür olarak genç yetişkini tercih ettin?
Rachel Hartman: Çok genç yaşlarımdan beri ejderhalar hayal gücüme hükmetti (özellikle Hobbit ve Anne McCaffrey’in Harpers’ Hall üçlemesi sayesinde). Genç yetişkini tercih etmemin nedeniyse gençken çok obur bir okur olmam. O yaşlarımda bu türü okumanın bana verdiği keyfi o kadar net hatırlıyorum ki başka bir türde yazamazdım herhalde.

Kitap Oburları: Seraphina’yı yazmaya başladığında nasıl bitireceğini biliyor muydun, yoksa, olaylar yazdıkça mı gelişti?
Rachel Hartman: Sanırım ikisi de. Yazmaya başlamadan önce mutlaka kendime bir yol haritası belirlerim ama yazarken esnekliğimi de korurum. A noktasından B noktasına ulaşırken birden fazla yol izleyebileceğimi yazarken kendime sürekli hatırlatırım.

Kitap Oburları: Seraphina’yı yazarken en çok keyif aldığın ve zorlandığın karakterler hangileriydi? Gerçek hayattan ilham aldığın karakterler var mı?
Rachel Hartman: Kitaptaki karakterlerin her biriyle vakit geçirmekten çok hoşlandım aslında ve işin doğrusu hiçbir karakter beni zorlamadı. Yazarken beni en çok eğlendiren karakter Orma oldu. Seraphina’daki tüm karakterlerin gerçek yaşantımda bir karşılığı var aslında. Ben gözlem yapmayı çok seven bir insanım. Tanısam da tanımasam da etrafımdaki insanların davranışlarını sürekli gözlemlerim. Bu da yaratıcılığımı besliyor. Gerçek hayattan ilham aldığım karakterlere gelince, kocam kitaptaki yakışıklı prensi ondan esinlenerek yazdığımı sanıyor ve ben de buna inanmasına izin veriyorum :p

Kitap Oburları: Kitapta farklı ırklar, lisanlar ve çok fazla karakter var. Ejderlerin bile farklı türleri hatta dilleri var. Böyle zengin içerikli bir kitabı yazarken ne tür zorluklarla karşılaştın?
Rachel Hartman: Seraphina’nın yaşadığı dünya o kadar uzun zamandır benim zihnimdeki. Seraphina’yı yazmayı ilk ne zaman düşündüğümü hatırlayamıyorum. Zihnimde bu dünyayı tasarlamaya başladığımda 13 yaşındaydım. Seraphina’nın dünyasında en son tasarladığım bölüm ise şehirde ejderhaların yaşadığı bölüm olan Quighole oldu. Bu noktada editörüme de tekrar teşekkür etmeliyim. O olmasa Quighole gibi bir bölgeyi yaratmayı hiç akıl edemezdim herhalde.

Kitap Oburları: Seraphina’yı yazarken planladığının tamamen dışında şeyler yazdığın oldu mu? Yazarken kafandaki kurgunun değil de karakterlerin romanın ilerleyişini belirlediği zamanlar oldu mu?
Rachel Hartman: Sen ne diyorsun. Yazarken en sevdiğim olaydır planladığımın tamamen dışında bir şeyler yazabilmek. Önceden tasarladıklarımdansa yazarken spontane aklıma gelen fikirler hep daha iyi oluyor. Buradaki en önemli konu yazarken zihninizi serbest bırakmayı başarmak. Önceden yazmayı düşündüklerimi yazmak için çok konsantre olduğumda şimdiye kadar genellikle başarısız oldum. En güzeli açık fikirli olmak.

Kitap Oburları: En sevdiğin kitaplar ve yazarlar hangileri?
Rachel Hartman: Terry Pratchett’in Disk Dünyası en sevdiğim seri. Bunun dışında Lois McMaster’ın The Curse of Chalion’u ve George Eliot’un Middlemarch’ı da var.

Kitap Oburları: Kitapta müziğin önemli bir yeri var. Müziğe olan ilgin ne zaman başladı? En çok ne tür müzik eşliğinde yazmayı seviyorsun?
Rachel Hartman: Müzisyen bir aileden geliyorum. Kızkardeşlerim ve ben her çeşit telli çalgıyı çalabiliyoruz. Küçükken birlikte şarkı da söylerdik. Büyürken sürekli klasik müzik dinledim ama bu ara daha çok hard rock ve heavy metal dinliyorum. Seraphina’nın devam kitabını yazarken de bana sık sık Pink Floyd ve İrlandalı bir şarkıcı olan Iarla O'Lionaird eşlik ediyor.

Kitap Oburları: Seraphina’da değişiklik yapma şansın olsa değişiklik yapar mıydın? Neyi değiştirdin?
Rachel Hartman: Seraphina üzerinde tam 9 yıl çalıştım. Romanı 3 defa neredeyse baştan yazdım. Bu nedenle değiştirebileceğim hiçbir şey kalmadı. Biliyorum ki bazı kısımları istediğim kadar iyi olmadı ama tekrar denesem de bu durum değişmeyecekti.

Kitap Oburları: Seraphina’nın zihnindeki karakterlere taktığı lakaplar çok ilginçti. Bu lakaplar nereden aklına geldi?
Rachel Hartman: Seraphina’yı yazarken aklım sürekli karakterlerle ve onların arasındaki diyaloglarla doluydu. Seraphina’nın zihnindeki karakterler de benim aklımdaki bu karmaşa sayesinde oluştu zaten. Neyse ki, her şey aklımda kaldı. Gerçek hayatta hiçbiriyle tanışmadım. Tabii şimdilik :)

Kitap Oburları: Serinin ikinci kitabı Shadowscale hakkında bizimle paylaşabileceğin bir şeyler var mı?
Rachel Hartman: Halen Shadowscale üzerinde çalışıyorum. Bu romanda Seraphina’nın yolculuğu devam edecek. Seraphina ejderhalar arasındaki iç savaşı sonlandırabilmek için elinden geleni yapacak. İkinci kitabın en az ilk kitap kadar güzel olmasını istiyorum ve bunun için daha çok çalışmam gerekiyor ama emin olun beklediğinize değecek.

Kitap Oburları: Son olarak, Türk okurlara vermek istediğin bir mesaj var mı?
Rachel Hartman: Birkaç sene önce eşimle birlikte Türkiye’de çok güzel bir tatil yapmıştık. İstanbul’u ve Akdeniz kıyısında birkaç yeri gezmiştik. O zamandan beri Türkiye’ye tekrar tatile gitmek ve bu sefer de Kapadokya ve Ankara’yı görmek istiyoruz. Umarım Türk okurlar benim Türkiye’yi sevdiğim kadar Seraphina’yı severler. Bu beni çok mutlu eder. Söyleşi için ve kitabımın blog turunu yaptığınız için Kitap Oburları’na teşekkürler. Umarım verdiğim yanıtların uzunluğu takipçilerinizde kısa bir roman okuyormuş izlenimi bırakmaz. Kanada’dan sevgiler…

23-29 EYLÜL TUR PROGRAMI

23 Eylül - raflarinarasindan.blogspot.com | Çekiliş
24 Eylül - mirielenda.blogspot.com | Ön Okuma
25 Eylül - thcodex.blogspot.com | Yazar Tanıtımı
26 Eylül - pinucciasbooks.blogspot.com | Yazarla Söyleşi
27 Eylül - sssuigenerisss.blogspot.com | Bunları Biliyor musunuz?
28 Eylül - sohbetedecekkimseyok.blogspot.com  |  Kitap Kapakları

Apr 4, 2013

[Blog Tur] Ejder Ateşi - Sophie Jordan | Yazarla Söyleşi


Orijinal Adı: Firelight (Firelight, #1)
Türkçe Adı: Ejder Ateşi (Ejder Ateşi, #1)
Yazar: Sophie Jordan (ABD)
Çevirmen: Zeynep Heyzen Ateş
Sayfa Sayısı: 317
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Değerlendirmem: %58 - Eh işte
Ben bu kitabı okurken...:... Kızkardeşim Meksikalı sevgilisiyle evlendi.

NEDEN BU KİTAP?
Oburum ben oburum, oburum, oburum :)

KONUSU (Arka Kapaktan):

Jacinda bir drakidir... Ejderha soyundan gelen ve en büyük savunma gücü insana dönüşmek olan bir ırka mensuptur. Küçük yaştan itibaren özel yeteneğiyle göze çarptığını ve her hareketinin izlendiğini bilse de, özgürlük onun için her şeyden önemlidir. Halkının en kutsal kuralını çiğneyince hayatı tehlikeye girer ama Will isimli yakışıklı bir yabancı sayesinde kurtulur. Fakat bu yabancı onun türünden olanları avlamaktadır.

Ailesiyle insanların arasına kaçan Jacinda çevresine uyum sağlamaya çalışır. Tek tutunabileceği dal, içindeki drakiyi canlandıran Will'dir. Karşı konulamaz bir şekilde ona kapılsa da Jacinda, onun avcı olduğunu bilmektedir. Ondan uzak durması gerekmektedir ama içindeki draki yavaş yavaş öldüğü için en tehlikeli düşmanıyla yakınlaşmayı bile göze almıştır.

DEĞERLENDİRMEM:
Bu kitap aslında hızlıca okuduğum bir kitap oldu, yani, okurken beni boğmadı. "Draki" öğesi başta ilgimi çekse de fantastik öğelerin aşk meşk döngüsünde belirsizleşmesi beni kitaptan uzaklaştırdı. Fantastik kurgu sevdiğim bir tür ama romantizm kurguda baskınlaştığında ben konsantrasyonumu kaybediyorum. Örneğin, vampirleri severim ama Alacakaranlık'taki gibi sulandırılmış vampirleri sevmem. Buna benzer bir sebeple bu kitap benim sevdiğim tür fantastik kurgular arasına giremedi.

Kitabı kızkardeşimin evlilik heyecanını yaşadığım bir dönemde okumuş olmam da dikkatimi dağıtmış olabilir ama yine de kitapta drakilerden daha çok bahsedilseydi dikkatimin dağılmayacağından eminim Kitabın fantastik kurgu olarak sınıflandırılmasının başlıca öğesi olan drakilerin (Jacinda dışındakilerin) belirgin eksikliği kitabın fantastik kurgu türüne katkısının düşük olduğunu değerlendirmeme ve notlandırma metodolojimde yer alan edebi katkı, kurgu ve karakterler alt başlıklarına düşük not vermeme neden oldu. Belki serinin diğer kitaplarında bu eksiklik giderilir. Kim bilir?

Aşkla harmanlanmış bir fantastik kurgu okuyasınız varsa bu kitap sizin için.

Bana bu keyfi yaşatan Kitap Oburu grubuma ve bu blog turumuzun sponsorları Pegasus Yayınları ve Skala Yayıncılık'a buradan tekrar teşekkürler. Skala Yayıncılık'tan hediye çekilişi kazanmak isteyenler buraya tıklasın lütfen.

EJDER ATEŞİ'NİN YAZARI SOPHIE JORDAN İLE SÖYLEŞİ


Kitap Oburları: Sevgili Sophie, öncelikle bizimle söyleşi yapmayı kabul ettiğiniz için teşekkürler.
Sophie Jordan: Değişik ülkelerdeki okuyucularımdan gelen taleplerde ayrı bir heyecan yaşıyorum. Rica ederim.

Kitap Oburları: Sizi bu türde yazmaya ne teşvik etti?
Sophie Jordan: İlk yazmaya başladığım tür aslında tarihi ve paranormal romanlardı. Gerçi halen de bu türde yazıyorum ama fantastik kurgu/genç yetişkin türünde beni yazmaya heveslendiren en önemli iki seri Açlık Oyunları (Suzanne Collins) ve Uyanış (Lisa McMann) oldu. Bu serileri okuduktan sonra artık bu türün de parçası olmak istediğimden emin oldum ve bir süre ne yazmam gerektiğini düşündüm. Sonuçta ortaya Ejder Ateşi çıktı.

Kitap Oburları: Kitap yazarken karşılaştığınız güçlükler nelerdir?
Sophie Jordan: Yazdığınız tür ne olursa olsun, kitap yazarken en önemli konu kendinizi disipline edebilmenizdir. TV izlemek, arkadaşlarla dışarı çıkmak, aileyle vakit geçirmek, alışverişe çıkmak her zaman aklınızın bir köşesinden geçer. Önemli olan bunlarla başa çıkabilmenizdir.

Kitap Oburları: Ejder Ateşi'nde kullandığınız karakter isimlerini nasıl buldunuz?
Sophie Jordan: Ejder Ateşi'nde özellikle drakiler için kullandığım isimlerin eski ve egzotik olması gerekiyordu. Bu yüzden epey araştırma yaptım. Bazı isimlerde bebek isim kitaplarından da faydalandım.

Kitap Oburları: Ejder Ateşi'ni yazmaya başladığınızda nasıl bitireceğinizi biliyor muydunuz, yoksa, olaylar yazdıkça mı gelişti?
Sophie Jordan: Aslında ikisi de. Seriye başlarken genel çerçeveyi çizmiştim. Yine de zaman zaman olayların genel çerçevenin dışına çıktı. Serinin genel temasına aykırı olmadığı sürece de buna göz yumdum.

Kitap Oburları: Bir draki olsanız, hangi tür draki olurdunuz?
Sophie Jordan: Kesinlikle su drakisi.

Kitap Oburları: En çok günün hangi vaktinde yazmayı seviyorsunuz?
Sophie Jordan: Sabahları yazdığım kısımları hep daha çok beğeniyorum. Bu nedenle mümkün olduğunca sabahları yazmayı tercih ediyorum.

Kitap Oburları: Will mi Cassian mı?
Sophie Jordan: Seçmesi çok zor.

Kitap Oburları: Ejder Ateşi'nde bir şeyleri değiştirme şansınız olsa neyi değiştirirdiniz?
Sophie Jordan: Okuyucularım sürekli drakileri soruyor. Belki de drakilerin dünyasından daha çok bahsederdim. Gerçi bu da planladığım kurguyu bozabilirdi. Değiştirme şansım olsa hiçbir şeyi değiştirmemeyi tercih ederdim.

Kitap Oburları: Son olarak, Türk okurlara vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
Sophie Jordan: Ejder Ateşi'nin farklı kültürlerde yetişmiş okuyucular tarafından okunup yorumlanması beni çok heyecanlandırıyor. ABD'de genç yetişkin / fantastik kurgu türü için artan ilginin Türkiye'de de aynı paralelde gitmesi beni hem şaşırttı hem de etkiledi. Tüm okuyucularıma şimdiden teşekkür ediyor ve keyifli okumalar diliyorum.


2-6 Nisan Tur Programı

2 Nisan thcodex.blogspot.com  |  Kitap Yorumu - Çekiliş
3 Nisan mirielenda.blogspot.com  |  Kitap Yorumu - Yazar Tanıtımı
4 Nisan pinucciasbooks.blogspot.com  |  Kitap Yorumu - Sophie Jordan Söyleşisi
5 Nisan raflarinarasindan.blogspot.com  |  Kitap Yorumu - Tanıtım Videoları
6 Nisan sssuigenerisss.blogspot.com |  Kitap Yorumu  -  Bunları Biliyor musunuz?