Sep 21, 2013

Güneşin Kızları | Corban Addison

Orijinal Adı: A Walk Across the Sun
Türkçe Adı: Güneşin Kızları
Yazar: Corban Addison (ABD)
Sayfa Sayısı: 464
Yayınevi: Feniks Kitap (2011)
Türü: Kurgu
Değerlendirmem: %57 - Eh işte
Ben bu kitabı okurken...: ... Hindistan'a olan merakım tekrar arttı. Bir gün görme fırsatım olur mu acaba?

NEDEN BU KİTAP?
Bu kitabı geçen sene Ütopik Kızların Günlüğü'nün blog turu sırasında fark etmiş, o dönemde hemen satın almıştım. Sonra kütüphanemdeki pek çok diğer kitap gibi Güneşin Kızları okunma sırasının gelmesini beklemeye başladı. "Okuma Şenliği | Yaz 2013" kategorilerinden olan "doğduğunuz yıl ölen veya doğan bir yazarın kitabı" okuma kategorisinde Corban Addison'ın benimle yaşıt olduğunu görünce okumaya karar verdim kitabı.

KONUSU (ARKA KAPAKTAN):
Tsunami, Hindistan'da yaşadıkları kasabalarını dünya üzerinden silip ailelerini de ellerinden aldığında Ahalya on yedi, Sita da henüz on beş yaşındaydı. Kimsesiz kalan iki kız kardeşin tek kurtuluşları okudukları yatılı okula ulaşabilmekti.

İki kız kardeş Hindistan'da bunları yaşarken, çok uzakta, dünyanın diğer ucu Washington'da avukatlık yapan Thomas Clarke ise özel ve iş hayatıyla ilgili radikal kararlar alarak yeni bir hayat kurmanın eşiğindeydi.
Yolculuklarında acının başka bir yüzüyle karşılaşan Ahalya ve Sitanın kaderi akıl almaz bir şekilde Thomas ile kesişir.

DEĞERLENDİRMEM:
Kapağını, adını, konusunu çok beğenerek başladım kitaba. Kısa sürede de okudum aslında ama tam olarak beklediğimin karşılığını alamadım ne yazık ki. Yazarın ilk romanı olduğu için haksızlık etmek istemiyorum ama kurguda beni rahatsız eden pek çok detay vardı. Thomas'ın özel hayatıyla ilgili kısımlar hiç olmasa daha güzel olurdu bence. Özellikle Ahalya'nın romanda geri planda kalırken, Thomas'ın özel hayatının ön plana çıkarılması beni çok rahatsız etti. Güneşin Kızları'ndan biri Ahalya, diğeri de Sita olmalıydı. Thomas'ın hayatındaki diğer kadınlara ne gerek vardı sanki?

Okurken kurguda "zorlama" gibi duran bir başka konu da Sita'nın defalarca kurtarılamayışıydı. Yazarın "insan ticareti" konusundaki her detayı ve rezaleti gözler önüne sürme gayretinin Sita'nın kurtarılamaması döngüsü üzerinden bir çıkmaza girdiğini düşünüyorum. Bu da romanın temposunu düşüren bir etki yaratmıştı. "Spoiler" vermemek için detaya inmek istemiyorum ama romanda kurguyu yaratmaya çalışırken bence bozan çok tesadüf vardı ve ben onlara öyle bir takıldım ki nihayetinde keyifsiz bir okuma oldu benim için. "Böylesine bir konu daha tecrübeli bir yazarın elinden çıksaydı keşke..." demeden de duramadım.

Benim keyifsizliğim sizlerin hevesini kaçırmasın. Bu kitabı beğenen çok fazla okuyucu var. Bugün itibariyle Goodreads'de kitabı notlayan 5.336 kişi ortalama 4,14/5,00 vermiş bu kitaba. Sadece benim kitabım değilmiş bu kitap, o kadar...

2 comments :