May 24, 2013

Kitap Günlüğüm

Uzunca zamandır bir "kitap günlüğü" yorumu yapmamıştım. Kendimi uzun süreli kitap alma diyetine soktuğum şu dönemde elimdeki son kitapları da paylaşmak istedim. Umarım, belki, herhalde kesin kitap almayacağım bir süre!!! Daha doğrusu, almamalıyım.

Gelelim güzelliklere. Bazıları ödünç, bazıları hediye, bazıları eskiden okuduğum ve İzmir'den Ankara'ya taşıdığım kitaplar ve bazıları da elbette ki satın aldıklarım. Esasen Goodreads etkinliklerine katılmayı kesmem gerekecek. Yoksa sonsuz bir kitap alma döngüsünde kalıp buradan ne kadar uzun olduğunu görebileceğiniz okunması beklenen kitaplar listem uzayıp gidecek.

Fotoğrafı öylesine çektim, çok özenmedim. Bir ay içinde taşınacağımız, 7,5 yıldır yaşadığımız evimizin de bir izi kalsın istedim fonda.

Yukarıdan aşağıya bakacak olursak kitaplarıma:

En üstte 2001 yılında aramızdan ayrılan Necati Cumalı'nın Makedonya: 1900 isimli kitabı var. Son İzmir ziyaretim sırasında annemlerin kütüphanesinden bulup çıkardığım, 1995 yılında Didim'de yazara imzalattığım (ve imzalattığımı hatırlamadığım için utandığım) bir kitap. Kitabı bulur bulmaz tekrar okumaya karar verdim.

E.L.James'den Fifty Shades of Grey kızkardeşimin okumam için verdiği bir kitap. Normalde alıp okumayı düşüneceğim bir kitap değil ama kardeşim ilk kitabı Türkiye'de okuyup Ocak ayındaki İngiltere ziyaretim sırasında serinin diğer iki kitabını almamı rica etmişti. Serinin diğer iki kitabını almak seriyi komple almaktan daha pahalı olduğu için de ilk kitabı almış bulundum.

Tequila Oil: Getting Lost in Mexico yine kızkardeşimden ödünç aldığım bir kitap. Kardeşimin kocası Meksikalı olmasaydı bu kadar ilgimi çekmezdi herhalde ama ailemize Carlos katıldığından beri Meksika'nın Mek'ini duysam algıda seçicilikle dönüp bakıyorum :)

Ahmet Küçükkerniç'in Kan Sıcağı bana canımın içi asabimin hediyesi.

Clara Sanchez'in Limon Yapraklarının Kokusu kitabını bu hafta Bahar'ın okuduğunu gördüm. Konusunun II. Dünya Savaşı ile ilgili olduğunu görünce hemen ödünç istediğim bir kitap. (Herhangi bir kitap II. Dünya Savaşı ile ilgiliyse radarıma takılıyor mutlaka).

Tess Gerritsen'den Cerrah ev sahipliğini yaptığım Yazar Ayları etkinliği için mecburen (!) aldığım bir kitap. Mecburiyet gerekçem de çok basit. Aslında ben Çırak'ı okumayı planlıyordum ama Çırak'ın Rizzoli & Isles serisinin ikinci kitabı olduğunu öğrenince ilk kitap olan Cerrah'ı almam gerekiyordu.

Dan Brown'dan Cehennem Robert Langdon serisinin son kitabı. İlk üç kitabı okumuşum emek emek. Twitter'da Kitap Kardeşliği Haziran ayında bu kitabı okuyacak, e tabii ben de :)

Son olarak, Gündüz Vassaf'tan Mostari - Bir Köprü Bekçisinin Günlüğü Goodreads'deki Turkish Reading Challenges'ta Haziran ayı kitabı seçilmişti. Kitabın konusunun ve övgüyle bahsedilen şiirsel anlatımının bende yarattığı merak kitabı şuursuzca almama neden oldu.

Siz son dönemde neler aldınız bakalım?

Nov 29, 2012

Kitap Günlüğüm ve Ankara Kitap 2012

Birkaç gün önce bahsettiğim gibi geçen hafta sonu İstanbul Kitap Fuarı'ndaydım. Kendi çapımda ölçülü bir alışveriş yaptığımı düşünüyorum. Aldığım kitapları resimde görüyorsunuz zaten ama bir de ben listeleyeyim.

En üstteki iki kitabı (her ikisi de sahaf turlarında ilk sorduğum yazarlardandır) fuara katılan bir sahaftan aldım. Fuara katılan sahaflar arasında bilim kurgu satan tek sahaftı. Her ne kadar "Bilim kurgu kitabı getirdiniz mi acaba?" soruma "Asimov mu?" diye bir yanıt verseler de ihtiyacımı harbi bir Asimov kitabıyla karşıladılar. Yanında Robin Cook ustadan da bir eklenti yaptım. 10 TL'ye Isaac Asimov'dan Hedef Beyin ve Robin Cook'tan Beyin'i aldım. Her ikisinin de adının "beyin"li olması ayrıca enteresan olmuş tabii.

Bunların altında Barış Müstecaplıoğlu'ndan Perg Efsaneleri serisini görüyorsunuz. Fuara elimde listeyle gitmeme rağmen listemde olmayan kitap(lar)dı bunlar ama Metis Yayıncılık'ın standında bu dört kitaplık serinin 20 TL olduğunu görünce hiç düşünmedim. Barış Müstecaplıoğlu'nun Şamanlar Diyarı epeydir kütüphanemde okunmayı bekliyor. Bu dörtlüden önce onu okuyacağım, söz!

Aldığım kitaplar arasında en farklı renkli kapağı olan, fuar öncesi hazırladığım listede de olan Junot Diaz'dan Oscar Wao'nun Tuhaf Kısa Yaşamı. 12 TL'ye aldım kendisini Everest'in standından.

Mehmet Açar'dan Siyah Hatıralar Denizi fuardan alınmış bir kitap değil aslında. Fıstıklı Tombimin hediyesi bana ama fuar vesilesiyle kendisiyle bir araya gelince karışıverdi o da diğer fuar kitaplarının arasına.

William Gibson'dan Görünmez Dünya da yine listemdeki kitaplardan. Artemis Yayınları'ndan aldım kendisini 11 TL'ye.

En altta, en baba, en bi klasik ansiklopedimsi (dört kitap var içinde) Arthur C. Clarke'tan Bir Uzay Efsanesi serisini ise en sevdiğim yayınevi İthaki'den 38 TL'ye aldım. (Arkadaki fiyat 60 TL).

Sonuç olarak emek emek hazırladığım fuar listemdeki 16 kitabın sadece 2'sini almış oldum. Bunda aradığım kitapların bir kısmının fuara getirilmemiş olmasının ve bir kısmının da internette daha uygun fiyatlar olmasının etkisi var.

Toplam 91 TL harcayarak 12 kitap almış oldum. Üstüne bir de tombilerin en fıstıklısının hediyesi. 13 kitabım oldu bir anda. Okunmayı bekleyen kitap listemdeki (sağ taraftaki resme tıklarsanız listesi de gelir) kitapları okumamın 20 ay falan süreceğinin farkındayım.

Acaba bu şuursuz kitap alma konusunda tedavi mi görsem? Zira 1-9 Aralık'ta ATO Congresium'da Ankara Kitap 2012 Fuarı var. Sadece İstanbul sahafları da geldiğinden (vallahi sadece bu yüzden) ona da gidesim var. Geçenlerde bahsettiğim Atatürk Kültür Merkezi'nde yapılan sıkıcı, uyduruk fuar değil bu sefer. Daha kaliteli, heyecanlandırıcı bir organizasyon. Logosu bile içimi ısıttı. Ayağıma kadar da geliyor. Gitmezsem ayıp ama di mi? Gidip kitap alırsam buradan da herkese itiraf ediyorum her şeyi zaten di mi?

Oct 13, 2012

Ekim Ayı, Pınar'ın Yolculuk Ayı!

Yurt dışında yaşadığım dönem de dahil olmak üzere ben bir ay içerisinde hiç bu kadar seyahat etmemiştim yurt dışına. Senelerdir hayalini kurduğumuz, 10 ay öncesinden planını programını yaptığımız Paris tatilimizden döneli bir hafta oldu ama ben yarın yine yolcuyum. Bu sefer iş amaçlı: 3 gün Londra + 1 gün Boston + 2 gün New York. Bu iş seyahatim sonrasıdaki hafta da Kurban Bayramı tatili olunca, hiç hesapta yokken, uzun zamandır görmediğimiz arkadaşların hatrına, eşimle, benim iş seyahatim sonrasında İngiltere'de buluşmaya karar verdik.

Bugün günümün yarısı bu uzun seyahat için ağır aksak valiz hazırlamakla geçti. En çok vakit harcadığım konulardan biri de bana eşlik edecek kitapları seçmek için oldu. Sağ üst köşede yer alan H.G. Wells'den Dünyaların Savaşı şu an okumakta olduğum kitap. O zaten mecbur gelecekti. Sonra Ex Libris Kitap Kulübü'nün Ekim ayı için seçtiği Georges Perec'ten Yaşam Kullanma Kılavuzu'nu da yanıma alayım dedim ama kitap epey uzun olduğu için (600 sayfadan fazla) dönüşte okumaya karar verdim. O yüzden daha kısa ama daha fazlaca kitap seçeyim dedim ve sonuç fotoğrafta.

Benimle dünyayı dört dönecek kitaplara gelince:
  • Firmin / Sam Savage
  • Kozmik Tayyare / Bülent Özden
  • Muhteşem Gatsby / F. Scott Fitzgerald
  • Köpek Kalbi / Mihail Afanesyeviç Bulgakov
  • Nötralizör / Dost Körpe
  • New York Seyir Defteri / Buket Uzuner
  • Benim Hüzünlü Orospularım / Gabriel Garcia Marquez
Tabii bir de, Diloş'un Kayfesi'nin düzenlediği Yazar Ayları etkinliğinin Ekim ayı için seçilmiş yazarı olan Ayfer Tunç'tan Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek de e-kitap olarak kindle'ımda benimle geliyor.

Bu önümüzdeki iki hafta boyunca blogumda pek yazıp çizemeyebilirim ama en azından kitapları okudukça bu yayını güncellemeye çalışacağım.

Şimdilik hoşçakalın...

GÜNCELLEME:

Seyahatin iş kısmı tahmin ettiğimden çok daha yoğun ve yorucuydu. Şöyle ki 5 günde 2 ülkede toplam 31 toplantıya katıldım. Bir başka deyişle, yaklaşık 20 dakikalık bir sunumu 31 kere yaptım. Yorgunluktan jet lag falan da olmadım. O an itibariyle bulunduğunuz ülkenin saatine göre uyumayı başardığınız sürece jet lag olmuyor arkadaşlar. Bu saçma yoğunlukta, uzun uçak yolculukları vesilesiyle şimdilik bitirmeyi başardıklarım:

  • Dünyaların Savaşı / H.G. Wells (16.10.2012)
  • Firmin / Sam Savage (18.10.2012)
  • Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek / Ayfer Tunç (23.10.2012)
  • New York Seyir Defteri / Buket Uzuner (25.10.2012)

Oct 7, 2012

Kitaplaştık ve Dolayısıyla Kitap Günlüğüm

Tombilerin en fıstıklısının düzenlediği Kitaplaşma etkinliğinde sevgilim eşim tarafından birinci dakikada yarı yolda bırakılınca Şirinem, nam-ı diğer EfLaTuN sahipleniverdi beni. Hem de ne sahiplenmek. Koskoca bir paket gönderiverdi hemencecik. Ben kendimi gezdirmekten daha paketimi hazırlayıp da gönderemedim Şirineme. Gönderemediğim gibi 10 gün önce gelen paketimi sizlerle de ancak bugün paylaşabiliyorum.

İlk fotoğraftan da göreceğiniz gibi kargo paketinin içinden bir sürü paket çıktı. Hepsi tek tek, özenle paketlenmiş. İnsan mutlu oluyor böyle olunca tabii, heyecanlanıyor da aynı zamanda. Paketimden neler neler çıktı. Etkinliğe katıldığımda istediğim kitaplardan biri olan Augusten Burroughs'tan Elde Makas Koşmak ve okumak istediğim kitaplar arasında yer alan ve Şirinemin benim için seçtiği Ben Okri'den Aç Yol. Bunun dışında gelen cicilerimi de fotoğrafta görüyorsunuz.

Fıstıklı Tombime etkinliği düzenlediği için, Şirineme de eşsiz kalınca beni hemen sahiplendiği için buradan bir kere daha teşekkürler ve kucak dolusu sevgiler...

Okunacak kitap listem uzuyor uzuyor uzuyordu ama ben yeni kitaplara doymuyor doymuyor doymuyordum...

Sep 23, 2012

Etkinlikler ve Kitap Günlüğüm

Aslında evden çıkarken ne yapacağımı adım gibi biliyordum ama yine de bilmiyormuşum gibi davranarak Kızılay'daki Dost Kitabevi'ne gittim. Niyetim Fıstıklı Tombimim "Kitaplaşalım mı?" etkinliğinde eşim tarafından yarı yolda bırakılınca benim ile gönüllü olarak eşleşen sevgili eFLaTuN'a kitap seçmekti. Bir gün önceden dersime çalışmıştım. Hedefe odaklanacaktım, amacımdan sapmayacaktım. Sonuç: Kendime 4 kitap aldım. Yoldan çıkacağımı zaten biliyordum ama İstanbul Kitap Fuarı'na kadar bekleyemedim yine. Kendimi de saçma bir matemetiksel kararla ikna ettim bu sefer. Fuara kadar 20 kitap okuyacaktım. Bu vakte kadar 18 okumuştum. O 18'i 14'e indirdim. Fuara kadar 6 kitap okursam iç huzurumu sağlamış ve fuarda kendimi kaybetme hakkı kazanmış olacağım. Her neyse gelelim kitaplara ve neden o kitapları seçtiğime.

Firmin'i aramızdan bazıları okuyup beğendiğini yazmıştı. Ben de o anda okumaya karar vermiştim. Kapağına zaten ilk gördüğüm an bayılmıştım. Görünce dayanamadım tabii.

Beni Asla Bırakma da taa 2010'da okumaya karar verdiğim, Goodreads'de okunacaklar listeme ilk eklediğim kitaplardan biri. Önümüzdeki baharda kısmet olursa Japonya'ya gideceğimiz için Japon yazarlara bu kış biraz vakit ayırmaya karar vermiştim zaten. Gerçi kitap alışverişinden sonra buluştuğum bir arkadaşım bu kitabı geçenlerde okuduğunu ve beklediği kadar iyi bulmadığını söyledi. Kitap Delisi Gizem de zamanında severek okuduğundan bahsetmişti. Bakalım okuyup göreceğiz.

Efendim, Ekim ayı benim için seyahat ayı olacak. Biletlerini 10 ay önceden alıp planladığımız Paris seyahatimize gidiyoruz sonunda. Uçak biletlerini erken almak çok hesaplı oluyor (Lufthansa'dan 2 kişi gidiş dönüş toplam 868 TL'ye almıştık.) ama aylarca tatili beklemek de işin heyecanını öldürüyor. Her neyse, Paris'e gidiyoruz diye Fransız Edebiyatı kısmına da uğradım kitapçıda. Bir de ne göreyim:

Seçtikleri kitapları çok beğendiğim, şahsen üyesi de olup, eş zamanlı olarak kitap okumayı henüz başaramadığım Ex Libris Kitap Kulübü'nün Ekim ayında okumayı planladığı Georges Perec'ten Yaşam Kullanma Kılavuzu raftan bana göz kırpıyor. Hem de bu sefer zamanlamam da müthiş. Ekim ayı gelmeden dedim bu kitabı alırsam 2012 yılı bitmeden diğer Ex Libris üyeleriyle eş zamanlı olarak bir kitap okumayı başarabilirim. Fransa seyahatim de yanımda götüreceğim ilk kitap da böylece belli oldu. Yanına bir tane de Jules Verne kitabı atarım. Bilim kurgu ustasına saygıda kusur etmeyeyim değil mi ama?

Son olarak da Ekim sonu bir iş seyahati vesilesiyle gideceğim ve geçen haftadan beri vizesiyle uğraştığım macera dolu Amerika'nın New York'unu anlatan Buket Uzuner'in gezi kitabı: New York Seyir Defteri. Bu kitabı yıllar önce görmüştüm ama bir gün gidecek olursam alır okurum demiştim. Kısmet bugüneymiş. Ekim ayının ilk yarısında okumayı planlıyorum ki The City hakkında azıcık fikrim olsun.

Son olarak, Kitap Bahçesi'nin "Pembe" temalı kitaplaşma etkinliği var. Ben de etkinlikten kitapçıları dolaşmadan evvel haberdar olduğumdan katılmaya karar verdim. Evden çıkmadan önce de evde adında, yazarında, kapağında, konusunda pembe teması olan herhangi bir kitabım var mı diye baktım ve bir tane bile çıkmadı. Hal böyle olunca, Dost Kitabevi'ni bir de bu gözle dolaştım. Aşklı, meşkli ve sadece bayanlara hitap eden kitap kapaklarında pembe renginin çok sık kullanıldığını gördüm. Ben bu tarz bu kitapları pek sevmediğimden diğer türlerde de araştırdım ve de buldum. Eşim kim olur bilmiyorum ama kitapları hazır :)

Aug 22, 2012

Kitap Günlüğüm ve Sahaflar

Doymadım, doyamadım kitaplara ben :) Ama ne yapayım, kontrolüm dışında gelişiyor her şey. Bundan uzun zaman önce babama Asimov'dan ve kitaplarının çoğunu bulmanın zorluğundan bahsetmiştim. Hatta babam da şaşırmıştı böylesine bir yazarın kitaplarının çoğunun yeni baskısının olmamasına. Benim canım babam iş edinmiş kendisine. Dolaşmış İzmir'in sahaflarını ve toplamış Asimov kitaplarını. Doğumgünümde de hediye etti. Nasıl mutlu olduğumu tarif edemiyorum. Sevgili Settie'nin de bu konudaki heyecanımı en iyi anlayan kişilerden biri olduğunu düşünüyorum. İzmir'in sahaflarında da ne cevherler varmış bu arada!

Okumam gereken kitaplar kontrolümden çıktı artık. Etkinlikler ve hediyeler sayesinde sözde kendime kitap almadım. Bir sonraki yayınımda da bunca bekleşen kitaptan önümüzdeki günlerde okumayı planladığım 10 tanesini seçip hem asabi bakire'den özendiğim ve yapmayı planladığım listemi yapacağım, hem de Euphoric'in Kitaplardan Kule etkinliğine katılacağım.

Son olarak, babamın hediyesi vesilesiyle sahaflardan bahsetmişken bugün görünce canımın çektiği ama yurtdışında olacağım için katılamayacağım bir etkinlik haberini de vereyim: Beyoğlu Sahaf Festivali 25 Eylül - 14 Ekim arası Tepebaşı'nda düzenlenecek. Hem de 65 sahaf katılacakmış. İstanbul'da olup da gitmeyenleri şiddetle kınıyorum, ona göre!


Aug 17, 2012

Etkinlikler ve Dolayısıyla Kitap Günlüğüm

Aranızda hatırlayanınız vardır bundan 9-10 hafta önce İstanbul Kitap Fuarı'na kadar kitap almama sözü vermiştim kendime. Bir tanem DarLam da etkinlikler olur, hediyeler olur, nasıl olacak bu iş demişti. Birazdan okuyacaklarınız ve aşağıdaki fotoğraflar DarLa'nın ne kadar da haklı olduğunun ispatıdır.

Ben son dönemde aynı anda nerede kitaplaşma etkinliği varsa katıldım. Son 10 gün boyunca hemen hemen her gün kargoya paket göndermeye veya paket teslim almaya gittim.Çok da keyif aldım. Doğumgünüm öncesi bu kadar çok kitaba kavuşmak da ayrıca mutlu etti beni. Ayrıca kendim satın almadığım için de iç huzurum gayet yerinde :)

İlk paket ve kitaplar Colored Books adlı blogun ev sahibi Selim'in düzenlediği etkinlik vesilesiyle oldu. Selim'in etkinliğinde Selim ile eşleşmiştim. Kendisinden gelen kitaplar ve diğer güzellikleri resim de görüyorsunuz. Kitaplar ise Nedim Gürsel'den Allah'ın Kızları, Berrak Yurdakul'dan Altıncı Irk ve Jan Coffey'den Kukla Ustası.

İkinci paket google groups'da üyesi olduğum bir kitap grubunun üyeleri arasında düzenlediği bir etkinlikti. Bu etkinlikte de sevgili Bahar'dan uzun zamandır okumayı istediğim ama nedense hiç denk gelip de almadığım bir kitap geldi. Milan Kundera'dan Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği. Sadece kitap mı gelen? Değil tabii. Kupamın güzelliğine bakın lütfen.

Üçüncü paket Rüzgara Doğru'nun düzenlediği kitaplaşma etkinliğinde eşleştiğim Yüreğimin İklimi isimli blog sahibi sevgili Özlem'den geldi.
Hiç Ahmet Ümit ve İnci Aral kitabı okumadığımı öğrenen Özlem iki yazardan da birer kitap seçmiş benim için: İnci Aral'dan Şarkını Söylediğin Zaman ve Ahmet Ümit'ten Sultanı Öldürmek.

Son etkinlik paketim de Her Şeyden Bir Tutam'ın düzenlediği etkinlikte eşleştiğim mummy'den yani sevgili Arzu'dan geldi. Yeni bir Ahmet Ümit Kitabı: Kukla. Yanında şık bir kolye ve kitap etkinliklerin klasik ayrıntılarından kahve ve ayraç.

Etkinlikler bu kadardı. Bir de doğumgünüm nedeniyle arkadaşlarımın hediye ettiği kitaplar var. Hem de tam 4 tane. Bülent Özden'den Kozmik Tayyare (Bu blogun takipçileri bu kitabın türünü de hemen tahmin etmiştir herhalde!), Aslı Erdoğan'dan Kabuk Adam (Bu kitabın yorumunu Diloş'un Kayfesi'nde gördüğüm an okumaya karar vermiştim.), Buket Uzuner'den Uyumsuz Defne Kaman'ın Maceraları'nın ilk kitabı Su ve Mihail Bulgakov'dan Köpek Kalbi.

Son resmimin de kitaplarla ilgisi yok ama paylaşmazsam içimde kalacak. Canım DarLam yarın doğumgünüm olduğunu unutmadı. Bana bu güzel çiçeği gönderdi bugün. Kendisine buradan tekrar çoook teşekkür ediyor ve bir sürü "kalp, kalp, kalp" gönderiyorum :)

Son olarak, herkesin bayramını şimdiden kutluyorum. Blog alemine geri döndüğümden beri hiç bu hafta ki kadar keyif almamıştım. İyi ki sizleri tanımışım, iyi ki bu etkinlikleri düzenlemişsiniz ve ben de katılmışım. Hepinize ayrı ayrı teşekkürler :)

Jul 21, 2012

Ankara'da ilk kez sahafa gittim ben bugün...

Üniversite okuyacağım diye bu şehre geldiğimde sene 1996 idi. Sonrasında da 2005 yılı haricinde hiç ayrılmadım Ankara'dan. Ara ara bazılarının isimlerini duysam da, bazı aradığım kitapları ne kitapçılarda ne de internette bulamasam da sahaflara uğramışlığım hiç yoktu bu güne kadar. Okumak isteyip de bulamadığım kitaplar yeterince sıktı beni herhalde ki bu yaz sıcağında düştüm yollara.

Amacım Metis Bilim Kurgu Serisi'ndeki eksik kitaplarımı tamamlamaktı. Nerede, hangi sahaf var diye de araştırmamıştım. Bu nedenle doğruca Karanfil Sokak'a gittim. Bilim kurgu kitaplarını sorunca Çağlar Kitabevi'ne yönlendirildim. Neticede aradığım hiçbir kitabı bulamadım ama kitabevinin sahibi Çağlar ile sohbet ettim. Çağlar kendi demlediği çayından ikram etti. Şimdi eski/yeni fark etmez, bir kitabevinde bu kadar vakit geçirip de kitap alınmaz mı? Aldım tabii. Hem de 50 TL karşılığı tam 6 kitap.

"Hani sen İstanbul kitap fuarına kadar kitap almayacaktın?" diye soranlara ise cevabım hazır. "Ama bu ktiapları İstanbul Kitap Fuarı'nda da bulamayacağım ki". Dolayısıyla fuara kadar sahaflardan alacağım kitaplar sayılmaz. Bu arada sahaf demişken, aranızda Nadir Kitap'tan kitap almış kimse var mı? Varsa, bir yorum bırakın lütfen.

Gelelim aldığım kitaplara. Bir kez daha vurgulamak isterim ki, bu kitapların hemen hemen hiçbiri internetten kitap almak için kullandığınız sitelerde yok. Böyle olmaları da daha çok hoşuma gitti benim.

1. YEŞİL EV / MARIO VARGAS LLOSA
Can Yayınları'ndan 1984 yılında bu kitap çıktığında bu yazar pek tanınmıyordu dünyada. 2010'da Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandıktan sonra Can Yayınları'ndan çıktı yine yazarın pek çok kitabı. Bu kitaplardan Kelt Rüyası'nı okumuştum geçen yıl. Kitabın daha İngilizceye çevrilmeden Türkçeye çevrilmesine de pek memnun olmuştum. Kitabı da severek okumuştum. Öyle olunca Yeşil Ev de radarıma takıldı bugün.

2. VİRÜS / ROBIN COOK:
Doktor yazarlardan olan Robin Cook ile beni kızkardeşim tanıştırdı. Geçen sene yazarın İblis Tohumu ve Sancı isimli kitaplarını okumuştum. İkisine de 5 üzerinden 4 vermiştim. Hal böyle olunca Robin Cook rüştünü ispatlamış oldu gözümde. Virüs'ü de konusuna bile bakmadan sadece Robin Cook yazdı diye aldım. Bu kitap 1996 yılında Altın Kitaplar'dan çıkmış. Ayrıca, bugün aldığım en az hasarlı, en yeni kitap.

3. SESLER ZİNCİRİ / ANDRE BRINK:
Bu da bir başka Altın Kitaplar kitabı. Yayın tarihi Eylül 1983. Kitabın başında, sonunda konusuyla ilgili bir bilgi yoktu. Beni kitapla ilgili üç konu cezbetti de aldım. İlki Altın Kitaplar'dan çıkması, ikincisi yazarın Güney Afrikalı olması, üçüncüsü ise giriş kısmındaki Georg Büchner sözü: "Her insan bir uçurumdur, derinlerine bakınca başın döner". Son zamanlarda farklı ülke yazarlarından pek kitap okumadım. Güney Afrika da bu yüzden ilgimi çekti.

4. SAYIN BAŞKAN / MIGUEL ÁNGEL ASTURIAS:
Nobel edebiyat ödülü kazanmış yazarların hepsinin adını duymuşluğum vardır diye bir iddiam yok ama "Miguel Ángel Asturias kimdir?" diye biri sorsa yanıt veremezdim.Yazar 1967 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmış. Bu kitap da aynı yıl Cem Yayınevi'nden çıkmış. O yıllar da Cem Yayınevi'nin "Nobel Yayınları" diye bir dizisi varmış. Sayın Başkan da bu dizinin 20. kitabı. Bu kitabı bir okuyayım da belki dizinin kalan kitaplarının peşine de düşerim.

5. KARANTİNA / VLADIMIR MAXIMOV:
Bu kitap da yaşça benden tam bir yaş büyük. 1978'de Kervan Yayınları'ndan çıkmış. Nedenini bulamadım ama bu Kervan Yayınları bana pek bir tanıdık geldi. Kitabın kapağını pek sevdim. Şöyle bir içine baktım hangi hastalığın karantinası olduğunu anlamak için. Kolera olduğunu görünce de attım sepete. Geçenlerde Bloomberg HT'de yayınlanan Kelime Oyunu'nda kolerayı sormuşlardı da bilememiştim. Rus yazar Maximov'dan öğreneceğim artık koleranın detaylarını.

6. SEVGİDEN ÖTE SÜREKLİ ÖLÜM / GABRIEL GARCIA MARQUEZ:
G.G. Marquez deyince canım acıyor bu ara. Bu mükemmel yazarın artık yazamayacağını bilmek gerçekten çok üzücü. "Yazdığı her şeyi okudun bitti mi? derseniz, okumadım tabii ama Marquez tüm kitaplarını ayırmadan okuyacağım yazarlardan biridir. Cem Yayınevi'nden 1983 yılında çıkan bu kitabı görünce kafam karıştı. Marquez'in bu kitabından haberim yoktu. Eve gelince internette de araştırdım. Gözümden bir şeyler kaçmadıysa, bu kitap da İngilizceye çevrilmemiş. Türkçe çevirisi de iyiyse ayrı bir mutlu olacağım bu kitabı keşfettiğim için.

Özet olarak, 6 farklı ülke edebiyatından güzel keşifler yaptım bugün. Hiçbiri bilim kurgu değil. Bu da ayrı bir başarıdır benim için.


Sahaf işini de sevdim. Aradığını bulamamak biraz can sıkıcı ama yeni keşifler yapmak da çok keyifli. Önümüzdeki dönemde Ankara'nın sahaflarını dolaşmaya devam edecekmişim gibi de bir his var içimde :)

Jul 11, 2012

Kitaplaştım ve Dolayısıyla Kitap Günlüğüm:9 Yeni Kitap

Şimdi ben 9 Haziran'dan beri sürekli yazıp duruyorum ya İstanbul Kitap Fuarı'na kadar kitap almayacağım diye. Neredeyse de hiç almadım. Yani bir ayda para verip kendime sadece iki kitap aldım. İkisini de alma niyetim yoktu aslında. Biri C.M. Kornbluth'dan Teşkilat, diğeri de Jeffrey Eugenides'ten Middlesex. İki kitaba toplam 7 TL verdiğimi belirtmek isterim. Alma nedenim de Teşkilat'ın tamamlamaya çalıştığım ve kolay kolay bulunmayan Metis Bilim Kurgu serisinden bir kitap olması (sadece 2 TL), diğerinin de Goodreads arkadaşım Zee'nin okumakta olduğu Middlesex'in konusunun ilgimi çekmesi sonrasında İmge Kitapevinde 5 TL'ye inmesi. "Hadi iki kitabın hesabını verdin. Ya kalanlar?" derseniz, hep etkinliklerden valla. Sevgili DarLam daha zamanında demişti, "Etkinlikler oluyor sen nasıl tutacaksın kendine verdiğin bu sözü diye?" Öngörülü insanın hali başka oluyor işte.

İlk dört kitabım sevgili Kitap Bahçesi'nden. Bu etkinlikte herkes kütüphanesinden iki kitap paylaşıyordu birbiriyle. Kitap Bahçesi ile eşleşen şanslılar (bir tanesi bendeniz) iki değil, dört kitap aldı. Neden derseniz? Kitap Bahçesi'nin gönlü zengin de ondan. Tabii bir de ben pek şanslıyım. Hatta en can dostlarımdan biri hep "Pınar, ayağını kaldır, şansının üzerine basıyorsun" derdi bana. Gelelim kitaplarıma. Cengiz Aytmatov'dan Beyaz Gemi ve Gün Olur Asra Bedel; Seyit Göktepe'den Defter ve Çikolata ile Kerstin Gier'den Anneler Mafyası. Hiç okumadığım yazarlar. Yeni keşifler :) Bu arada Kitap Bahçesi'nden kitapların yanında gelen ayraçlara ve pembe kelebekli zarfıma da dikkatinizi çekerim.

İkinci etkinliği ise sevgili Damla düzenlemişti. Bunda da yine çok şanslı bir kişilik olarak sevgili İrem ile eşleştim. Bu etkinlikte herkes üçer kitap istiyordu. Eşleştiğiniz kişinin bu kitaplardan biri göndermesi yeterli ama sevgili İrem büyük bir incelik göstererek istediğim üç kitabı da göndermiş bana hem de süper br ayraç ile birlikte. Kitaplarım gıcır gıcır, mis gibi kokuyor ve hepsi birbirinden güzel: Oya Baydar'dan Çöplüğün Generali, Vedat Türkali'den Yalancı Tanıklar Kahvesi ve Yaşar Kemal'den Bir Ada Hikayesi üçlemesinin son kitabı Tanyeri Horozları.

Neyse ki D&R'a uğramadım bu ara. Can Yayınları kampanyasından bir şeyler almadan kurtaramazdım herhalde.

Sözün özü, kitap en güzel hediye... Ben de kendi kendime verdiğim sözü neredeyse tutuyorum bu etkinlikler sayesinde. Ben başkalarına kitap alıyorum, onlar bana alıyor. Ben de kendime neredeyse hiç kitap almamış oluyorum :)

Jun 24, 2012

Kitap Günlüğüm

Aslında tam iki hafta önce son Kitap Günlüğüm'ü yazdığımdan ve İstanbul Kitap Fuarı'na kadar kitap almayacağımdan bahsetmiştim. Tamam, sözümü bozdum biliyorum ve birazdan 6 yeni kitaptan bahsedeceğim ama 4'ü bu kararı almadan önce siparişi verilmiş, biri hediye edilmiş kitaplardan oluşuyor. Yani sözümü sadece ve sadece bir kitapla bozdum ve çok geçerli sebeplerim var :)

Bir iş arkadaşım sayesinde kindle'ıma istediğim kitapları alabiliyorum. Bizim gibi kitapseverler için hem harika hem de tehlikeli bir imkan. George R.R. Martin'in "Taht Oyunları" serisi birkaç hafta önce amazon'da büyük bir indirime girmişti. Kitapların tamamını okumak isteyebileceğimi tahmin edebilirsiniz. E-kitap olması da ayrıca cezbetti tabii. Bu nedenle de arkadaşımdan almasını istedim. Kindle ve/veya nook kullanıcıları biliyordur Türkiye'den kindle'a kitap yükleyemediğimizi. Dolayısıyla ya böyle benim gibi yurtdışı bağlantısı olan eş dosttan rica etmeniz gerekiyor, ya kindle'ınızı alıp yurtdışına çıkacaksınız, ya da internetten her çeşit yola başvuracaksınız. Kindle almayı düşünüyorsanız bu sıkıntılarla karşılaşacaksınız, şimdiden uyarayım. Ayrıca sorusu olanlar da benimle iletişime geçebilir. 4 aydır kindle kullanıcısıym. Bir miktar tecrübem oluştu kindle kullanımı hakkında. Her neyse, 3.000 sayfayı geçen bu güzel set kindle'ımdan bekliyor şu an. Ne zaman okumaya başlarım bilemiyorum. Kitapların son kullanma tarihinin olmaması ne güzel, değil mi?

İkinci (daha doğrusu beşinci) kitap yazardan bana geldi. İlk kez Türk olmayan bir yazar, Amanda McNeil benim bilim kurgu sever bir kindle kullanıcısı olduğumu görmüş (katıldığım sci-fi challenge'lar vesilesiyle) ve henüz sadece e-kitap versiyonu olan kitabını okuyup, sitemde yorumlayacağım sözüme karşılık bana gönderdi. Ağustos ayı bitmeden kendisine kitabı okuyup, blogumda yorumlayacağıma söz verdim. Benzer bir durum bir Türk yazar için de geçerli. Deniz İrfan, Buğday Kokusu adlı ilk romanının ardından bu yıl içinde ikinci romanını çıkarmaya hazırlanıyor. Blog tutmaya ara verdiğim bir dönemde okumuştum Buğday Kokusu'nu ve goodreads'te yorumlamıştım. Yazarın ikinci kitabı da bu yılın sonuna doğru baskıya girmeden önce okunup, yine bu blogda yorumlanacak. Şimdiden duyurulur :)

Son kitap ise kendi kendime verdiğim sözü en şık şekilde bozduğum bir kitap: Margaret Atwood'dan The Handmaid's Tale. Geçen hafta kızkardeşimi ziyaret amacıyla Amsterdam'daydım. Şehrin birbirinden güzel kitapçılarının sadece ikisini dolaştım ve sadece bu kitabı alıp döndüm. 2-3 katlı kitapçıları dolaşıp, o kadar kitap kokusunu içime çekip bir kitapla dönmemi de takdir etmenizi bekliyorum tabii ki.

Bu seyahatim sırasında yaptığım uçak ve tren yolculukları ile sabah erken uyanan bir kişilik olmam vesilesiyle de 3 kitap bitirdiğimi de ayrıca belirtmek isterim: Anthony Burgess'den Otomatik Portakal (Filmini de izleyip yorumlayacağım en kısa zamanda), Ransom Riggs'den Miss Peregrine's Home for Peculiar Children (sadece adını ve kapağını beğenip aldığım bir e-kitap ve çok beğendim) veee Haydar Karataş'tan Gece Kelebeği (Ortalama bir kitap olduğunu düşünürken son kısım beni çok etkiledi).

Sizin kitap dünyanızda neler olup bitiyor bu ara?

Jun 10, 2012

Kitap Günlüğüm

Dünkü "İstanbul Kitap Fuarı'na Kadar Kitap Satın Almayacağım!" başlıklı yayınımda da belirttiğim gibi 17 Kasım 2012'ye kadar kitap satın almamaya karar verdim. Karar böyle olunca bu da kendi satın aldığım kitaplar için yayınladığım son Kitap Günlüğüm olacak. Tabii 17 Kasım 2012'ye kadar hediye olarak gelecek kitapları yine Kitap Günlüğüm'den duyuracağım. Örneğin, sevgili Damla'nın düzenlediği "Kitaplaşalım mı?" etkinliğinden gelecek kitap(lar) bu gruba dahil olacak.

İlk kitabım Kadir Aydemir'in hazırladığı "80'lerde Çocuk Olmak". Bu kitabı alma niyetim yoktu. Daha doğrusu böyle bir kitaptan haberim bile yoktu. Dolayısıyla kitabı almamın tek nedeni Gizem'in blogu. 1979 doğumlu olmamdan kaynaklı 80'lerde çocuk olmayı sonuna kadar yaşamış biri olarak bu kitabı severek okuayacağımdan eminim.

İkinci kitabım uzun zamandır okumaya niyetlendiğim bir yazarımızın, Barış Müstecaplıoğlu'nun okumayı tercih ettiğim ilk kitabı. "Şamanlar Diyarı" esasen yazarın son kitabı ama ismi, kapağı ilgimi çekmişti. Kitapla ilgili yorumları da beğenince alıverdim tabii.

Bahsedeceğim son iki kitap bütün bu kitap alışverişimin sorumlusu kitaplar. Uzun zamandır alsam mı almasam mı diye kararsızlığını yaşadığım iki kitap: Patrick Rothfuss'un KralKatili Güncesi'nin kitapları: "Rüzgarın Adı" ve "Bilge Adamın Korkusu". Kayıp Rıhtım'da bu kitaplar için yapılmış değerlendirmelerin üstüne, ilknokta'da da bu iki kitabın %50 indirimli satıldığını görünce refleks olarak yerimden kalktım, cüzdanımı aldım, kredi kartımı çıkardım, gerisini hatırlamıyorum :) Yanlız, kitaplar gelip de Bilge Adamın Korkusu'nun 1.100 sayfa olduğunu görünce yüzümdeki ifade tam fotoğraflıkmış. Arkadaşlar öyle diyor.

Sonuç olarak, bu kitapların tamamını ilknokta'dan aldım ve dördüne kargo dahil 76 TL verdim. Bence gayet iyi oldu ama bu son. Bundan sonra kitap alacağıma para biriktirip, elimdeki kitapları okuyacağım ki, İstanbul Kitap Fuarı'nda kendimi kaybettiğimde azıcık iç huzurum olsun :)

Jun 4, 2012

Kitap Günlüğüm


Kendi kendime sürekli artık kitap almayacağım diyorum, dayanamıyorum alıyorum. İstanbul Kitap Fuarı’na kadar almayayım diyorum, fark etmiyor, yine alıyorum. Kendime söz vermeyi bırakmam gerekiyor artık demek ki…

Sevgili Kitap Bahçesi'nin beni okuoku.com’daki indirimden haberdar etmesi sayesinde bu hafta kütüphaneme erişme şerefine 3 kitap ulaştı:

İlki Joanne Harris’in “Food Trilogy”sinin ikinci kitabı olan “Böğürtlen Şarabı”.  İlk kitabı okudum okuyalı ikinci kitabı almayı istiyordum ama bir türlü kısmet olmamıştı. Bundan bir sure once de, Kitap Bahçesi'nin blogundaki yayınlardan birinde  okuoku.com’da Joanne Harris kitaplarının indirime girdiğini görmüş ama siteye baktığımda kampanyanın bittiğini görünce çok üzülmüştüm. Sevgili delikitap bana Joanne Harris kitaplarında indirim başladığını söyler söylemez hemen daldım siteye. Hem “Böğürtlen Şarabı”nı hem de üçlemenin son kitabı olan “Beş Dilim Portakal”ı sipariş ettim ama üçüncü kitaba yetişememişim yine. Olsun, kırmızı şarap eşliğinde “Böğürtlen Şarabı”nı okumak da mutlu eder beni.

Siteye Joanne Harris kitaplarına bakacağım diye girip bilim kurgu kitaplarına bakmadan çıkmak olmazdı tabii. Bakınca da almadan olmuyor. Sonuç: Ursula K. Le Guin’den “Balıkçıl Gözü”. Bilim kurgu edebiyatının duayenlerinden kabul edilen Le Guin’den henüz sadece bir kitap okudum ve bir bilim kurgu seven okur olarak çok da ayıp ettim ama geç olsun, güç olsun. Eksikleri yavaştan tamamlayacağım artık.

Son olarak dab u yıl içinde bir vakit alıp okumayı planladığım bir kitap var (Hatta kısmet olursa İstanbul Kitap Fuarından almak istiyorum): İş Bankası Yayınları’ndan Gerald Martin’in “Gabriel Garcia Marquez” isimli biyografisi. Bu kitabı okumadan once de bir kaç Marquez kitabı okumak istiyorum. Şimdilik sadece “Kolera Günlerinde Aşk”ı okudum. “Benim Hüzünlü Orospularım” da halen rafta okunacağı günü bekliyor ama dayanamadım, bir de "Aşk ve Öbür Cinler"i aldım.

Alıp duruyorsun, ne zaman, ne okuyacaksın diye sormayın ama. Söz, okuyacağım hepsini.

May 27, 2012

Kitap Günlüğüm

Bu hafta hiç yeni kitap alma niyetim yoktu ama Cuma günü Atlantis'teki İnkılap Kitabevi "kendime değil, arkadaşıma kitap alacağım" bahanesiyle girdim. Aklımdaki üç kitabı soracak, hangisi varsa onu alıp çıkacaktım ama Atlantis'teki İnkılap Kitabevi fazla büyük değil. Aradığım üç kitabı da bulamadım ama gözüm "yeni çıkanlar" kısmında geçenlerde Renkli Kitap'ın blogunda gördüğüm, konusunu okuyunca seveceğini düşündüğüm ve DEX'in Facebook'taki tanıtım videosunu izleyince de almaya karar verdiğim Lissa Price'ın "Başlayanlar" adlı kitabına takıldı, dayanamayıp satın aldım ve bugün de okumaya başladım. Bu arada bu kitap kütüphanemdeki ilk DEX kitabı olacak. Kapağını de beğendim. Orijinal kapağın aynısını yapmışlar. Bu hafta okumayı bitirir ve yorumlarım diye düşünüyorum.

Sizin bu hafta hangi kitaplarla yolunuz kesişti acaba?

May 20, 2012

Kitap Günlüğüm


Kitap Günlüğüm Renkli Kitap tarafından organize edilen o hafta okuduğumuz , elimize geçen ve okumayı planladığımız kitapları paylaştığımız haftalık bir etkinlik.

Bu hafta okuduğum kitaplar ve okuyacağım kitaplar anlamında çok güzel bir hafta oldu benim için. Bu hafta bitirdiğim kitaplar kindle’ımda İngilizce olarak okuma şerefine eriştiğim ve çok beğendiğim Veronica Roth’tan Divergent ile bir aydır elimde sürünen (sadece araya seyahatlerin ve Divergent’ın girmesi nedeniyle) ama beğenerek okudupum Umberto Eco’dan Prag Mezarlığı’nı bitirdim.

Öncelikle bitirdiğim kitaplardan bahsedeyim biraz. Divergent, Veronica Roth’un yine Divergent isimli üçlemesinin ilk kitabı. Açlık Oyunları’ne benzetilebilecek türde bir kitap, yani distopya türünde ama karşılaştırılamayacak kadar da farklı bir konusu var. Sözün özü Açlık Oyunları üçlemesini beğenip de bu üçlemeyi beğenmeyen çıkmaz diye düşünüyorum (henüz yalnızca ilk kitabı okumama rağmen). Divergent’ın Türkiye’de telif haklarını Artemis Yayınları satın almış durumda ama ne zaman yayınlamayı planladıklarını bilmiyorum. Fikir edinmeniz için kitap kapağını değil de Divergent’ın kitap fragmanını sizinle paylaşmak istiyorum. Kitapla ilgili yorumuma da buradan ulaşabilirsiniz.

İkinci bitirdiğim kitap ise Umberto Eco’nun son romanı olan Prag Mezarlığı. Bir ay kadar sürdü okumayı tamamlamam ama arada uzunca bir ara vermiş olmam nedeniyle. Pek çok kişinin aksine kitabı geç bitirmemin nedeninin ise konusuyla hiç ilgisi yok. Kitabı dün İngilizce olarak yorumladım. Buradan ulaşabilirsiniz. Yarın da Türkçe yorumumu yayınlayacağım.

Gelelim bu hafta hediye olarak gelen kitaplarıma. Hediye olunca insanın yüzünde de ayrı bir gülümseme oluşuyor değil mi? Eşi şu an ABD’de yaşayan ve benim gibi kindle sahibi olan bir iş arkadaşımla geçen hafta Türkiye’de kindle sahibi olup, Amazon’dan kitap satın alamama sorunsalını tartışmıştık. O da bu ara hangi kitaplara baktığımı sormuştu. Ben de önce bu ahlaksız teklifi reddedip, sonrasında kendimi tutamayarak Divergent serisinin ikinci kitabı olan Insurgent ile Ransom Riggs’den Miss Peregrine's Home for Peculiar Children'ı okumak istediğimi söylemiştim. Sevgili arkadaşım her iki e-kitabı da bana “Amazon gift book” aracılığıyla gönderdi. Yine kapaklar yerine kitap fragmanlarını paylaşacağım. Her ikisini de çok beğendim çünkü.



Siz bu hafta hangi kitapları bitirdiniz? Elinize hangi kitaplar geçti?

May 13, 2012

Kitap Günlüğüm

Aslında "Kitap Günlüğüm" Renkli Kitap'ın bir etkinliği. O hafta satın aldığımız, ödünç aldığımız, elimize geçen kitaplardan bahsettiğimiz haftalık bir etkinlik. Bu hafta Renkli Kitap ortalarda yok ama elimde iki yeni harika kitap olduğundan anlatmadan geçemeyeceğim.

Hafta içi zaten bahsetmiştim bu kez Maya'nın düzenlediği "Kitaplaşalım mı?" etkinliğinden. Bu etkinliği ne kadar çok sevdiğimi ve en azından yılda dört kez düzenlenmesi gerektiğini söylemeden geçemeyeceğim. Bu etkinlikte vesilesiyle haberleştiğim sevgili DarLa benim istediğim kitapların tıpkısının aynısını alacak kadar ince davrandı. Ben de istediğim kitaplardan biraz bahsedeyim dedim.

İlk kitabım Yevgeni Zamyatin'den "Biz". Bu kitabı okumaya karar vereli en azından 2-3 yıl önce karar vermiştim ama bir türlü satın alamadım. Araya hiç hesapta olmayan çeşit çeşit başka güzel kitaplar girdi. "Biz" hep ertelendi, hep ertelendi ama bir taraftan da kütüphanemde olmadığından okuyamamamın bir gerekçesi vardı. Artık o da kalmadı. Distopyanın baş yapıtlarından olan bu kitabı en kısa sürede okumak istiyorum.


İkinci kitap ise John Updike'tan "Tavşan Kaç". Bu kitabı uzun zamandır üyesi olduğum ama aylık okumalarına bir türlü katılamadığım Goodreads'teki Ex Libris'deki kitap grubum okuyor bu ay.(Ex Libris Goodreads'deki Türk okuyucuların oluşturduğu gruplardan biri). Şu elimdeki Prag Mezarlığı'nı hayırlısıyla bitirirsem hemen buna başlayacağım. Tek kaygım kitabın Goodreads'deki ortalama notunun 5 üzerinden 3.52 olmasına karşın, Goodreads'deki yerli/yabancı tüm arkadaşlarımın kitabı 5 üzerinden 1 vermiş olması. Yaşayarak öğreneceğiz artık.


Bu hafta sizin elinize hangi kitaplar geçti acaba?   

Apr 8, 2012

Kitap Günlügüm

Az önce The Story Siren'in haftalık etkinliği için benzer bir posting yaptım. Sonrasında da Renkli Kitap'ın blogunda da benzer bir etkinliğin olduğunu gördüm. Dolayısıyla yeni aldığım kitapları Türkçe paylaşma heyecanım da bir anlam kazanmış oldu. Teşekkürler Renkli Kitap!

Geçtiğimiz hafta ilknokta'da Fantastik ve Bilim Kurgu kitaplarında %50'ye varan indirim ve fantastik-bilim kurgu severlerin beğeneceği ve benim oldukça geç keşfettiğim Kayıp Rıhtım'ın sayfasına link vardı. Kampanyanın ilk haftasında alışveriş sepetim çok dolu değildi ama kampanyanın bitiş tarihi yaklaştıkça sepetim de büyüdü, büyüdü ve sonunda resimde gördüğünüz kitapları satın aldım. Hem de tamamına 134 TL ödedim. Gayet iyi bence.

Hangi kitapları, neden aldığımı da buradan paylaşmak isterim. Yukarıdan aşağıya doğru bir bakalım:

1. Düşler Kulesi / Jamil Nasir: Kitap seçimine başladığımda hiç aklımda olmayan bir kitaptı ama kapağını görünce bir arkadaşımın epey önceden tavsiye ettiği bir kitap olduğunu fark ettim ve sepete attım gitti.

2. Büyünün Rengi (Diskdünya, #1) / Terry Pratchett: Bu yazarın adını keşfedeli çoook zaman olmuştu ama nedense bir türlü bir kitabını alıp da okuyamamıştım. Şu an İthaki Yayınları'ndan Diskdünya Serisi'nin 13 kitabı çıkmış. Benim Goodreads'de gördüğüm ise 39 kitap. Prensipte başladığım tüm serileri bitirmek isterim. Şimdiye kadar başardıklarım: Harry Potter (7 kitap), Açlık Oyunları (3 kitap), Millennium (3 kitap) ve Laura (6 kitap). Halen okumaya devam ettiğim seriler ise Zaman Çarkı (4/13), Vakıf (2/7), The Iron Fey (1/3) ve Bir Ada Hikayesi (2/3). Diskdünya'nın kaç kitabını okumayı başarabileceğimden emin değilim ama ilk kitaba bir şans vermeden de bunu öğrenemeyeceğim. Hem bu kitabı Nisan ayında okumayı başarırsam geçen hafta katıldığım "In the Humor of It All Reading Event" için okumam gereken bir kitabı da okumuş olacağım.

3. Kaptan Grant'in Çocukları ve Wilhelm Storitz'in Sırrı  / Jules Verne: Bilim kurgu kitaplarını (ve tabii ki filmlerini) seven biri olarak Jules Verne kitaplarının tamamını okumazsam Usta'ya saygısızlık etmiş olacağım düşüncesiyle İthaki Yayınları'dan çıkan 46 kitaplık seriyi yavaş yavaş okumaya karar verdim. Geçen hafta 6. kitabı olan Dünyanın Merkezine Seyahat'i bu hafta bitirdim ve yorumladım. Bu hafta aldıklarım ise serinin 11. ve 12. kitapları. Okuduğum her kitapla Jules Verne'e bir kere daha hayran oluyorum. Herkesin en az bir kaç tane Jules Verne kitabı okuması gerektiğini düşünüyorum. Benden söylemesi...

4. Şok Dalgası Süvarisi / John Brunner, Uzay Elbisemle Yolculuğa Hazırım / Robert A. Heinlein, Yer Açın! Yer Açın! / Harry Harrison, Ender'in Oyunu / Orson Scott Card ve Otomatik Portakal / Anthony Burgess: Bu beş kitap bir arada benim açından tam "Ustalara Saygı" serisi. Bilim Kurgu klasikleri: İkincisi hariç tüm kitaplar ise tam distopya klasikleri.

5. Carmilla / Joseph Sheridan Le Fanu: Bu kadar fantastik kitap alıp da hiç vampir kitabı almamak olmaz değil mi?

6. Nötralizör / Dost Körpe: Yazarın adı tanıdık diye sepete attığım bir kitap. Nereden tanıdık geldiğini sonradan hatırladım. Dune serisini Türkçe'ye kazandıran çevirmenimizdir kendileri.

7. Muska / Sadık Yemni, Ankara'da Soğuk Gece / Korkut Aldemir ve Esrarname / Ayfer Kafkas: 2012 yılı daha çok Türk yazarın kitabını okumaya karar verdiğim yıldır. Bu vesileyle Türk fantastik ve bilim kurgu yazarlarını da yeni yeni keşfetmeye başladım. Sadık YemniKorkut Aldemir ve Ayfer Kafkas ile de bu vesileyle tanışmış olacağız.

8.  Baba Yaga'nın Yumurtası / Dubravka Ugresic: Sadece adını beğendiğim için aldığım bir kitap. Konusu, yazarı hakkında hiçbir fikrim yok.

9. İçeriden Ölmek / Robert Silverberg: Kapağı biraz korkutucu ama hem kapağı, hem de adı hoşuma gitti. %40 indirimli olunca da dayanamadım, aldım.

Bu kitapların hepsini bir an önce okuyup yorumlamak için sabırsızlanıyorum. Sizler hangi kitapları aldınız bu hafta acaba?