Dec 12, 2015

[Blog Tur] Kan Kırmızı Yol - Moira Young | Kitap Yorumu


Orijinal Adı: Blood Red Road (Dust Lands, #1)
Türkçe Adı: Kan Kırmızı Yol (Toz Diyarları, #1)
Yazar: Moira Young (ABD)
Çeviri: Eyüp Timur Avarkan
Sayfa Sayısı: 448
Yayınevi: Ephesus Yayınları
Değerlendirmem: %80 - Çok iyi
Ben bu kitabı okurken...: ... Nice'te tatildeydim. Aaah ah...




12 - 15 Aralık Tur Programı

12 Aralık tugceninkitapligi.com | Ön Okuma
12 Aralık pinucciasbooks.blogspot.com | Kitap Yorumu
13 Aralık thcodex.blogspot.com | Tanıtım Videosu
14 Aralık raflarinarasindan.blogspot.com | Yazar Tanıtımı
15 Aralık mirielenda.blogspot.com.tr | Bunları Biliyor musunuz?
15 Aralık segesegese.blogspot.com | Yazar Tanıtımı

Nov 3, 2015

Yaprak Fırtınası, Gabriel Garcia Marquez ve Mac...

Merhaba. Bu videomda da sizlere daha önce de bahsettiğim Gabriel Garcia Marquez ve Macondo'yu Anlama kursumdan ve bu kursta incelediğimiz ilk kitap olan Yaprak Fırtınası'ndan bahsettim.



Aug 16, 2015

[Blog Tur] Kafes - Josh Malerman | Kitap Yorumu ~ Bunları Biliyor musunuz?


Orijinal Adı: Bird Box
Türkçe Adı: Kafes
Yazar: Josh Malerman (ABD)
Çeviri: Aslı Dağlı
Sayfa Sayısı: 330
Yayınevi: İthaki Yayınları
Değerlendirmem: %83 - Çok iyi
Ben bu kitabı okurken...: ... gözüm kapalı neler yapıp neler yapamadığımla ilgili tuhaf denemeler yaptım evin içinde. Sağımı solumu morarttım. Ben ettim, siz etmeyin.

NEDEN BU KİTAP?
Kitap Oburları.

KONUSU (Tanıtım Bülteninde):
Dışarıda bir şey var…

Görülmemesi gereken korkunç bir şey… Ona atılan bir bakış kişiyi ölümcül bir deliliğe sürüklüyor. Ne olduğunu ve nereden geldiğini ise kimse bilmiyor.

Malorie ve iki çocuğu, olayların başlangıcından beş yıl sonra hayatta kalmayı beceren bir avuç insan arasındaydı. Nehrin kenarındaki terk edilmiş bir evde çocuklarıyla yaşayan Malorie, ailesinin güvende olabileceği bir yere gitmenin hayalini kuruyordu. Fakat onları bekleyen yolculuk tehlikelerle doluydu. Tek bir yanlış hamle ölümlerine yol açabilirdi. Ve onları takip eden bir şey vardı.

Bu bilinmeyene doğru gözbağının karanlığında yaptığı yolculukta Malorie sık sık geçmişi hatırlıyordu. Bilinmez tehlikenin karşısında bir araya gelerek hayatta kalmaya çalışan, kendisini de aralarına kabul ederek onu da kurtaran ev arkadaşları teker teker aklına geliyordu: Bir zamanlar yabancı olan bir grup insanın birer birer kapısını çaldığı evde kurdukları ortak hayat... Ancak sağ kalan ve kapılarını çalan insanlar arttıkça ortaya yüzleşmeleri gereken bir soru çıkmıştı: Herkesin aniden delirdiği bir dünyada kime güvenilebilirdi?

DEĞERLENDİRMEM:
Korku-gerilim türü benim sık okuduğum bir tür değil. Nedeni de çok basit. Bildiğiniz korkuyorum okurken. Rüyama falan giriyor. Bu kitabı okurken de rüyalarımda hep nehirler ve karanlıklar vardı mesela.

Kafes okurken beni ürkütmesinin dışında epeyce meraklandırdı. Böyle olunca da son dönemde okuduğum ağır klasiklere oranla çok hızlı bir okuma oldu benim için. Betimlemeler çok sağlamdı. Kitabın ana karakteri Malorie'nin yanı başında gibi hissettim kendimi pek çok defa. Hatta onun gözünden gördüm sanki pek çok olayı.

Malorie'nin çocuklarla olan ilişkisini, çocukları nasıl eğittiğini ve onlarla nelere kalkıştığını okurken küçük çocuğu olan pek çok arkadaşımın bu kitapta bana nazaran çok farklı detaylar yakalayacaklarını, hatta korkuyu bir kenara bırakıp, dramayı ön planda tutacaklarını düşünüyorum. Küçük çocuğu olanlara, bu nedenle, ayrıca öneriyorum bu kitabı.

Duyularımızla ilgili güçlü ve zayıf yönlerimizi keşfetmemiz açısından kitap çok yönlendiriciydi. Yukarıda da belirttiğim gibi evde bir sürü deney yaptım ama bunun dışında çok kalabalık, gürültülü ortamlarda da gözlerimi kapatıp sese odaklanmayı denedim. Bu nedenle bazen komik durumlara düştüm, bazen şaşırtıcı keşifler yaptım. Kesinlikle tavsiye ederim. Duyularımıza ne kadar hakim olduğumuzun veya onları ne kadar geliştirebileceğimizin farkında olmadan yaşıyoruz aslında. Benim bu kitaptan en büyük kazanımım bunu fark etmek oldu.

Kitabı korku-gerilim türü severlerin zaten okuyacaklarını düşünüyorum. Bunun dışında, benim gibi bu türe aşina olmayanlara ise rahatlıkla öneriyorum. Aman dikkat, sakın gözlerinizi açmayın.

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
Gelelim Kafes ve yazarı Josh Malerman hakkında bilmeyebileceğinizi düşündüğünüz konulara:

  • Kafes, solist ve şarkı sözü yazarı Josh Malerman'ın ilk kitabı.
  • Malerman The High Strung isimli müzik grubunun solisti ve şarkı sözü yazarı.
  • Yazar kitabın ilk taslağını 26 günde tamamlamış.
  • Malerman'ın kitabın taslağını yazdığı Boston-Edison'daki (Detroit) evde kitabın yazım süresi boyunca 5 saka kurşu serbestmiş.
  • Kitabın ilk taslağını italik olarak, bölüm arası olmadan ve çoğu noktalama işaretini kullanmadan yazmış.
  • Yazar kitabı tamamladıktan sonra hiçbir yayıncıya göndermemiş. Etrafındakilere, eşine dostuna kitabından bahsetmiş ve kopyalar dağıtmış. Kafes tamamen tesadüfi bir şekilde Harper Collins'e ulaşmış. Bu noktada Josh Malerman'ın oldukça farklı ortamlardan ve sayıca oldukça fazla arkadaşı olduğunu da belirtmek gerekiyor.
  • Kafes'in film hakları kitap satışa çıkmadan Universal Pictures tarafından opsiyonlu olarak satın alınmış durumda. Andy Muschetti tarafından yönetilmesi planlanan filmin yapımcılarının Scott Stuber ve Chris Morgan olması planlanıyor.
  • Yazar üniversiteyi bitirdikten sonra Faulkner, Hemingway, Woolf, Proust ve Dostoyevski'nin tüm külliyatını okumuş. Ancak ne zaman ki klasiklerde Dracula'yı okumayı tamamlamış, yüzünü korku-gerilim türüne dönmüş ve o zamandan beri bu türden çok fazla kitap okumuş.


14 - 17 Ağustos Tur Programı

14 Ağustos raflarinarasindan.blogspot.com | Ön Okuma
15 Ağustos sohbetedecekkimseyok.blogspot.com | Kitap Yorumu
15 Ağustos  kutsalyorumcu.blogspot.com | Alıntılar
16 Ağustos pinucciasbooks.blogspot.com |  Bunları Biliyor musunuz?
16 Ağustos thcodex.blogspot.com | Tanıtım Videosu
17 Ağustos segesegese.blogspot.com | Yazar Tanıtımı

Jul 28, 2015

Pınar ve Gabo

16 Nisan günü bir rüya gördüm ve hayatıma bir renk geldi. Önce kısaca rüyamı anlatayım sizlere. Rüyamda büyülü gerçekçilik ustası Nobel ödüllü Kolombiyalı yazar Gabriel Garcia Marquez evde kitap okuduğum bir sırada evimizin kapısını çalıyor. Kapıyı açıyorum ve eli kolu kitap defter dolu bir şekilde içeriye giriyor. Tabii ki İspanyolca konuşuyor ve ben tek kelime anlamıyorum. Sonra benden bir bardak su istiyor. Onu anlıyorum kırık dökük İtalyancam sayesinde. Ben mutfakta ona su koyarken içeriden bir erkek sesi geliyor. İçeri bir gidiyorum ki kızkardeşimin eşi Carlos (kendisi Meksikalıdır) Gabo ile muhabbeti tuturmuş gidiyor. Carlos bana yardım etmek için rüyama geldiğini ve Gabo’nun bana okumam için 10 kitap ismi vermek istediğini söylüyor. Kitapları rüyamda bir kağıda yazıyorum ve gece rüyadan uyanınca da hemen bu sefer gerçekten bir kağıda yazıyorum. Rüyamda kütüphanemden koşup getirdiğim Yüzyıllık Yalnızlık’ı Gabo’ya imzalatmak istiyorum ama sanki rüyada olduğumu bana hatırlatırmışçasına kitabımı imzalamayı reddediyor. Ben uyanır uyanmaz bu kitapları okumayı kafaya koyuyorum. Rüyayı yakın çevreme anlatıyorum. Instagramda @handanbalioglu_ olarak tanıdığınız, Mavi Koyun blogunun sahibesi Handan “buna #pınarınrüyası adında bir etkinlik yapsak ya” diyiveriyor ve etkinlik fikri o gün doğuyor. Aynı gün (yani rüyayı gördüğümün ertesi günü) facebook’a girdiğimde bana bir yıl önce paylaştığım bir resmi gösteriyor facebook. Tabii ki Gabo’nun resmi çünkü o gün onun ölüm yıldönümü… Rüya tabiri kısmını, işin mistik boyutunu sizin değerlendirmenize bırakıyorum.

Benim ve Handan’ın yoğun okuma programı nedeniyle daha önce okuduklarımızı ayırdıktan sonra kalan 8 kitabı okuyacağımız #pınarınrüyası etkinliği kitaplarının okunacakları tarihleri programlarımıza uydurmak için ciddi emek harcıyoruz. Nihayetinde de 28 Haziran’da Salman Rushdie’nin Geceyarısı Çocukları ile etkinliği başlatıyoruz. 7 Temmuz’da Gabo’dan Albaya Mektup Yok’u okuyoruz. Bugün Isabel Allende’nin Ruhlar Evi’ni okumaya başlayarak etkinliğe devam ediyoruz. Diğer okuyacağımız kitaplar ve okunacakları tarihler ise şu şekilde:
5 Ağustos 2015 | Bay Vivo ve Kokain Kralı / Louis de Bernieres
25 Ağustos 2015 | Kızgın Toprak / Jorge Amado
23 Eylül 2015 | Kağıt İnsanlar / Salvador Plascencia
31 Ekim 2015 | Ricardo Reis’in Öldüğü Yıl / José Saramago
26 Kasım 2015 | Eva Luna / Isabel Allende

Biz bu kitapları okurken kızkardeşim sayesinde Kolombiya’da bir üniversitede (Universidad de los Andes) “Gabriel Garcia Marquez’i ve Macondo’yu Anlamak” adında 6 hafta sürecek, haftada 6 saatlık online, ücretsiz bir kurs olduğunu öğreniyorum. Derhal kayıt oluyorum. Kursum dün başladı. Kurs boyunca hem Gabo’nun çeşitli eserlerini okuyacağız, hem de bu eserleri Gabo’nun kitapları yazdıkları dönemde yaşadıklarıyla birlikte analiz edeceğiz. Bu kapsamda okuyacağımız kitaplar:
27 Temmuz haftası | Yaprak Fırtınası (Gabo’nun ilk eseri. 1955’te yazmış)
3 Ağustos haftası | Albaya Mektup Yok (Ben bu kitabı çok yeni okudum ama kurs için belki tekrar okurum)
10 Ağustos haftası | Hanım Ana’nın Cenaze Töreni
17 Ağustos haftası | Kötü Saatte (Şer Saati)
24 ve 31 Ağustos haftaları | Yüzyıllık Yalnızlık (Geçen sene okudum ama tekrar okuyacağım)

Bu kursta videolar var, tartışmalar var, mini sınavlar var. Kurs tabii ki İspanyolca ama tüm materyallerin İngilizcesi de veriliyor. Örneğin, videolar İngilizce altyazılı. Kurs ilginizi çektiyse ve katılmak isterseniz sanırım halen katılabilirsiniz. İşte linki: https://www.futurelearn.com/courses/macondo-gabriel-garcia-marquez

Uzun zamandır şenlik yayınları veya blog turları dışında bir şey paylaşmamıştım. Konu Gabriel Garcia Marquez olunca olup bitenleri sizlerle de paylaşayım istedim. “Öğrenmenin yaşı yok” nasıl olsa di mi? Bir de bu kurstan memnun kalırsam sonbaharda “Hans Christian Andersen’i ve Masallarını Anlamak” diye bir kurs var. Belki ona da katılırım :p